TOROS DAĞ GEÇİŞİ KEŞİF

 

2014-07-20-1977 2014-07-19-1967Ülkemizin dört bir yanından 25 doğa sporcusu, Torosları ilk kez (bu bölgeden) yürüyerek aşmak için 21 Haziran’da Konya otogarında buluştuk. Aracımızla önce Bozkır’a geldik. Çaybaşı’nda etliekmeklerimizi yedik. Alışverişimizi yaptık. Dere Kasabası’na geldik. Burada son hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra, bulutlu bir havada yola koyulduk. 1225 rakımlı Dere Kasabası Torosların içinde bir yer idi.

İlk gün 1762 metredeki Dipsiz Göl’de kamp kuracaktık. Sırasıyla, İmam Böğedi, Karşı Harman, Devrenk, Beşkart Taşı, Saclar, Akmuğar, Gökseki, Kızıl Ali Kayası, Aygır Dibi, Aygır Gediği, Sarot Gölü, Sarot Yaylası yürüyüşümüzü tamamladık. Saclar’a geldiğimizde hazinecilerin yağmaladığı kaya resimleri ile dolu nekropolü gezdik. Burada iken feci bir yağmur başladı. Yürüyüşümüzün bundan sonraki bir saatlik kısmı yağmur altında geçti. Kurumuş Sarot Gölü, Çarşamba Çayı’nın çıktığı yer, yeni çiçek açmış yoncaların arasından akıp giden patikalar ve diğerlerinin hiçbirisi unutulmazdı. O gün hava kararırken Sarot Gölü kenarındaki kaya kabartmaları olan Kapıliçi Mağarası’nın önüne geldik. Gruptan bazıları gölden arta kalan küçük su birikintilerini kendine eğlence edinmiş suyun yansıması ile değişik fotoğraflar çekmeyi deniyordu. Sonra Sarot Yaylası’na girdik. Orada yaylacılar, bize ayran ve yoğurt ikram ettiler. Doya doya yedik. Sağ olsunlar. Buradan aracımızla gece karanlığında yola çıktık. Dipsiz Göl’e 6 km mesafede idik. Aslında bu parkuru da yürüyecektik fakat ilk gün gecikmelerinden dolayı 6 km eksik yürümüş olduk.

2014-07-19-1965 2014-07-19-1964Dipsiz Göl, iki çeşmesi olan ve nilüfer çiçekleri ile bezeli bir yer. Hemen yanında Sülüklü Göl var. Bu iki göl de krater gölü. Sabah erkenden kalktığımızda gölün büyüleyici manzarası ile karşılaştık. Karanlıkta geldiğimiz için bir şey görememiştik. Şimdi çelik gibi bir hava ve üzeri dumanlı bir göl… Çadırından çıkan herkes aynı şeyi söylüyor: “Hey, millet, uyanın, bu manzara kaçmaz.” Gölün suyu havaya göre sıcak olduğundan göl suları duman duman buharlaşıyordu. Bu da insana büyük bir görsel şölen sunuyordu, 1970 metre rakımda Toroslarda.

2014-07-19-1955 2014-07-19-1954Toparlandık ve sabah 8’de yola koyulduk. İkinci gün en zorlu gündü. 32 km yürüyecektik. Sınıklı Yaylası(1974 mt.), Göktepe Yaylası(1984 mt.), Gelintaşı Yaylası(2165 mt.), Yörük obaları, çoban ağılları, terkedilmiş ve yıkılmış yaylaları aşıp Konya’nın Bozkır ilçesinin Dere Kasabasından başlayan yolculuğumuz Akseki’nin Çimi Köyü’nde bitecekti. Her şey yolundaydı. Göktepe ile Gelintaşı Yaylaları arasındaki 2284 metrelik en uygun geçitten geçip yürüyüşümüze devam edecektik. Tam bu geçitteki Yörük mezarlığını geçerken görmemeniz mümkün değil. Tuhaf oluyorsunuz.

2014-07-19-1950 2014-07-19-1949Geçidin hemen yanı başında duran Yıldızlı Dağı’na zirve yapacaktık fakat Torosları güneye atlayacağımız boyunda rüzgar fazlaca üşüttüğü için terden sırılsıklam olan bedenlerimizi korumak için Gelintaşı Yaylası’na doğru ve bu sefer yokuş aşağıya koyuverdik. Grubumuzun öncüsü ile artçısı arasındaki zaman farkı 45 dakika kadardı.

Göktepe Yaylası’ndaki arıcı Mehmet Sarıkaya ile hoş sohbetler ettik, bölge hakkında bilgiler aldık. Gelintaşı Yaylası’nda bir tarih yatıyordu: 97 yaşındaki Fatma Teyze. Dağların ve göç yollarının dili olmuş adeta alnındaki çizgiler. Başındaki paralı fesin ise onda modası hiç geçmemiş. Belki gelin gittiği evde takmışlardı ilk kez onu. O gün bugündür onu takınmadan çıkmaz evinden belli ki.

2014-07-19-1943 2014-07-19-1935Fatma Teyze’nin oğulları Hasan Özdemir ve Ahmet Özdemir, çocukları ve eşleri ile birlikte, hayatımız boyunca asla unutamayacağımız lezzetteki yayla yoğurdunu, yayla tereyağını ve yayla peynirini önümüze getirdiler. Yufka ekmek ıslattılar. Öyle bir ziyafet çektiler ki bize, karşılığını ödemek asla mümkün olmayacaktır.

Sonra dağlar, Torosların içindeki yemyeşil düzlükler, Kalandıras, yaylalar, obalar, keçi yolları, toprak yollar, ladinler, ardıçlar, sedirler, zaman zaman görünen taş döşeli antik yollar, kaya resimleri, kalıntılar, dikine inişler, zorlu yokuş çıkışları… Hepsi bambaşkaydı, tıpkı orada bulunan tertemiz ve bambaşka 25 dost gibi.

2014-07-19-1964 2014-07-19-1965O akşam 32 km’lik dağ yürüyüşünü bitirip Çimi’ye indiğimizde bizi bir sürpriz bekliyordu. Çadırlarımız kurulmuş, kocaman bir güveçte Meliha ablamız güveç, bulgur pilavı ve makarna yapmış. Ellerine sağlık hepsinin. Bize oturup yemeği yemek ve arkasından soyunup dökünüp çadırımıza girmek kalıyordu sadece.

Ama uyumak da neymiş! O geçe Çimi Köyü’nün onlarca yıldır kapalı olan okulunun bahçesinde ateş başında geç saatlere kadar muhabbet ederek vakit geçirdik. Gözlerimiz daha fazla dayanmıyordu. Ateşi söndürüp çadırlarımıza çekildik.

Mehmet GÜLTEKİN tarafından yazıldı.

7341_10152604418751306_5142719288590631953_n 995628_10152604414466306_2398964754259611872_nKAZBEK (KAZBEGİ) – GÜRCİSTAN

11.08.2014 – 15.08.2014 Gürcistan Rusya sınırı.

İkisi Kocaeli Dagcilik’tan, dört ODTÜ’den yedi kisilik bir ekibiz. Kazbek Köyü’nde Nino’ nun pansiyonundayiz. Bulutlar inmis durumda. Kazbek Köyü1745 rakimli şirin bir köy. Rusya’nın Viladikavkaz kentine 20 km uzaklıkta. Orası Rusya’nın Dağıstan Özerk Cumhuriyeti.  Henüz sisten Kazbek Dağı’nı göremedik.
Pazar sabahı 04.45’te kalktık. 06.00’da Kazbek Köyü’nden kiraladığımız jiple kiliseye doğru hareket ettik. Bugünkü hedefimiz, Meteo ana kamp yerine varmak. Öğlen siddetli yağmur bekleniyor ama yine de Meteo’ya çıkmayı hedefliyoruz. 3000 rakımdan sonra buzullar başlıyor.

10384102_10152604423941306_4530438789133050316_n 10353000_10152604418791306_8760322580863196901_nÇok yorucu bir yolculuktan sonra sabah 06.00’da başlayan yürüyüşümüz, akşam saatlerinde Meteo kamp yerinde bitiyor. Kalabalık bir kamp yeri. Bircok grubun zirve denemesi basarisizlikla sonuclandi.

İran’dan gelen MOUNT RESCUE ekibi bizden bir gün önce zirve tırmanışını denedi. Fakat yildirim dusmesi nedeniyle zirveyi yapamayip 4800’den geri döndüler.

12 Agustos 2014 Sali gununi meteoroloji en uygun gün olarak gösteriyordu. Ana kamptaki tüm gruplar günlerdir salı gününü bekliyordu. Türkiye’den bizimle birlikte bir gurup daha vardi. Polonyali,Litvanyali, Ukraynali, Alman, Macar, Rus, İranli dağcılarla birlikte 12 Ağustos 2014’te gece 02.00’de ana kamptan gruplar halinde peyderpey ayrıldık.

10410356_10152604417341306_5457922217216480744_n 10414419_10152492651486306_1890785931136563703_nHava çok soğuktu fakat parçalı bulutlu gokyuzu, zaman zaman zirvesini gosteren Kazbek, bizi heyecanlandirmaya yetiyordu. Korkunç buzul çatlaklarına düşmemek için özel bir gayretle ilerledik. Arkadaslarımızdan bir tanesi irtifa tutması nedeniyle 4000’den dönmek zorunda kaldı. Diğer gruplardan da çok dönen vardı. Saat 10.33’te zirvedeydik. Asağıdaki şiddetli kar fırtınası balkondan zirveye kadarki 40 dakikalık bölümde dağcıları, dağdan soküp uçuruma atmak için var gücüyle esiyordu sanki. Buz üzerinde kazma ve kramponlarımızla zor bela tutunarak zirve amacımızı gerceklestirdik.

10484035_10152604413841306_1490657943104380098_n 10494570_10152604414531306_1666292922713218788_nTürk bayrağını, Rusya-Gürcistan siniri olan Kazbek’te dalgalandırdık. Aynı gün Kazbek zirvesi Türk bayrağını bir kere daha selamlayacaktı. Çünkü ülkemizi temsilen Bursa’dan gelen grubu da zirvenin çok yakınında, dönüş yolunda gördük.

Zirvede tipiden dolayı neredeyse hiç duramadik. Fotoğraflarımızı çekip Meteo ana kampina saat 14.23’te zaman zaman fırtınalı, zaman zaman günesli, zaman zaman kar yağışlı bir ortamda döndük. Çantamızı dahi açmadan tulumlarımıza girip uyuduk. 4 saat kadar uyumuşuz. Arkadaşımızın hazırladığı çorbayı içtik, tekrar yattık. 13 Ağustos günü sabahına kadar uyumuşuz. Kalktık, toparlandık ve Kazbek-Kiliseden 11 saatte çıktığımız aynı yolu 4 saatte indik. Kazbek Köyü’ndeki dostlarımızla vedalastık. Ayni akşam Tiflis’e indik ve Zaira’nin oteline yerleştik.

10620593_10152604415771306_812973052818173844_n 10574405_10152604420321306_7726633681713191573_n

 

 

 

Mehmet GÜLTEKİN

11049560_10153410566236306_5066690700687049257_n

Arkamda Telendos adası, tırmanmak…

11695778_10153406572066306_3926706277364856345_n

Odamızın balkonu Telendos Adasına bakıyor…

11707642_10153406570676306_3847045455925999359_n

Yunan birası ve meze…

16-19 Temmuz 2016 3 gece 4 gün Yunan Adaları Turu ve Kaya Tırmanışı.

Kalymnos adasında her 5 kişi için bir araba kira bedeli, Kalymnos’ta 2, Kos’ta 1 gece otel konaklama, Turgutreis-Kalymnos, Kalymnos-Kos, Kos-Turgutreis feribot geçişleri dahil 4 günlük fiyat 175 AVRO’dur.

İsteyenler, 2 avroya Telendos adasına, 12 avroya Leros adasına da gidip gelebilir. Kos’u zaten göreceğimiz için, 4 Yunan adasını görmüş olacaksınız.

  1. IMG_9367GÜN: Sabah 11.00’de Kalymnos’ta olacağız. Kalymnos adasının Pothia kentinde buluşma. Kiralanmış araçlarımızla Mousouri Köyü’ndeki otelimize hareket.  Otele yerleşme. Öğle yemeği. Araçlarımızla ada turu. Güzel koylarda denize girme. Akşam yemeği. Adanın başkenti Pothia’da akşam gezisi.

new-bg2. GÜN: Sabah 11.00’e kadar kahvaltı, hazırlık. Kaya tırmanışı için Mausouri Köyü’nün meşhur sarkıtlı kaya rotalarına gideceğiz. Burası mağara olduğu için sadece güneş batarken güneş görür ve sadece o saatte sıcak olur. On binlerce rota var. Birçoğunu deneme şansımız olacak. Kaya Tırmanışı mecburi değildir. İsteyenler denizin ve Yunan kültürünün tadını çıkarabilirler. Kaya tırmanışından sonra komple ada turu yapacağız. Emporious sahili, Vathia ve cennet koyları gezeceğiz, denize gireceğiz

11666117_10153406571376306_2576372033041513215_n

El değmemiş Polionisos koyunda denize girmek…

11666086_10153406571956306_2636447728098960463_n

Emporios Koyunda denize girmek…

3. ve 4. GÜN: Feribotla Kos’a geçeceğiz. Otele yerleşme ve ertesi gün saat 17.00’ye kadar serbest zaman. Akşam saat 17.00’de Turgutreis’e dönüş.

İsteyenler programa katılmayıp hemen yakındaki Telendos adasına gidip dönebilir. Telendos çok küçük bir adadır. Bir gün orası için çok fazladır. Feribot 2 Euro’dur. Daha büyük bir ada olan Leros adalarına günübirlik gidip gelebilirsiniz. Toplamda 4 ada gezmiş olursunuz. Son gün Kos’ta kalacağımız için.

0-0-11698447_10153410567961306_2297153417183738187_n

Dünyanın tırmanış başkenti Kalymnos

11403487_10153410603251306_1718621899480915448_n

Karstik negatiflere tırmanma zevki…

11403447_10153411164051306_3783639375266036054_n

Mousouri’ye dönüş vakti…

Yunanistan’da yemek pahalı olduğundan Kalymnos’ta iken, otelin herkese açık mutfağını kullanacağız. Tabak, mangal, ocak vs. var. Bunları kullanabileceğiz. Kos’ta böyle bir imkanımız olmayacak. Orada Yunan yemeklerini tatma fırsatımız olacak.

İrtibat:

Mehmet Gültekin

+90 543 698 26 98

Styxdiablos@hotmail.com


08- 11 Temmuz 2016 tarihlerinde 3 gece kamplı 4 gün sürecek olan Toros Dağ Geçişi programı:

07 Temmuz Perşembe, Ramazan Bayramı’nın 3. günüdür. 08 Temmuz Cuma tatil yapılmıştır. Cumartesi-Pazar ile birlikte 3 gün resmi tatil, sadece pazartesiyi izin yaparak katılabilirsiniz.

Antik Çağlarda Side ve Alanya limanlarından Bozkır’a tuz yüklemeye gelen, gelirken de bölgeye gaz yağı taşıyan antik bir yoldur. Yolun adı Tuz Yolu’dur. O dönemlerde tuz en önemli şeydir. Buzdolabı olmadığı için insanlar kışlık yiyeceklerini tuzlayarak saklıyorlardı. Doğal olarak tuz, o dönemlerde en çok ihtiyaç duyulan malzemedir. Dolayısıyla yol, işlek bir yoldur. Güzergahımız Tuz Yolu’ndan geçerken Roma yolu olan Via Sebaste Yolu’ndan da geçmektedir.

2014-07-18-19001. GÜN: 13 km – 6 saat . Sabah 08.00’da Konya otogarında buluşma. Alışveriş ve kahvaltı için serbest zaman. Dere Mahallesi’ne hareket. Saat 11.00’de Dere, Dedi, Adıyaman, Çatalharman, Sarınç, Diklitaş yaylası yürüyüşüne başlanacak. Yürüyüş, patikalardan devam edecek. 20 dakikalık bir köy içi yürüyüşten sonra 5 km’lik ladin ormanlarının arasından pek de dikine olmayan bir patika bizi bekliyor olacak. Akşam, Diklitaş Yaylası’nda kamp.

2014-07-19-19542014-07-19-19082. GÜN: 16 km – 8.5 saat. Sabah 08.00’de hareket edilecek. Ağaçsız ancak manzaralı tepelerdeki, vadilerdeki patikalardan 7 km ilerleyerek Dipsiz Göl’e ulaşılacak. Dipsiz Gölde saat 13.30’a kadar kahvaltı ve yüzme molası verilecek. Saat 14.00’te Hocalı Yaylası’ndan pek de dikine olmayan antik Via Sebaste Yolu’nun döşeme taşlarına basarak ilerleyeceğiz. Bu arada Konya il sınırından çıkıp Antalya il sınırına girmiş olacağız. Bu vadi, antik yolu ile gerçekten görülmeye değer. Vadinin bitiminde Sultan Muğarı Yaylası’na ulaşacağız. Buz gibi sularında serinleyeceğiz. Buradan dikine bir çıkışla, Toroslarda 2014-07-19-1949araçların ulaşabildiği en yüksek nokta olan 2400’lük zirveye ulaşacağız. Bu boyundan dikine bir inişle Boğazyurt Yaylası’na varacağız. Boğazyurt Yaylası’nda kamp.

3. GÜN: 29 km – 13 saat. Yürüyüşün en zor günü. Sabah 06.00’da yürüyüşe başlayacağız. Çimi Köyü’ne kadar araç girecek, yardım ulaştırılabilecek bir yol, bir yerleşim yoktur. Torosların geçit vermeyen,kayalık vadilerinden ve sırtlarından ilerleyerek 2700 rakımlı bir boyundan toplamda 29 km yürüyerek Akseki’nin Çimi Köyü’ne varacağız. Çimi’de kamp. Bu günkü yürüyüşte herkes yanına 4 litre su, 3 öyünlük kumanya alacak. Bu günkü yürüyüş, ağaçsız Toros zirvelerinde olacaktır.11035307_10153560961477042_4905252856034855579_n

2014-07-18-1899

4. GÜN: Çimi, Hüsamettin, Belenalan, Sarıhacılar, Akseki yürüyüşü ile geçişimizi sonlandıracağız. Bu günkü yürüyüşün büyük bölümü antik, taş döşeli Via Sebaste Yolu’ndan olacaktır.

 

Katılımcı Listesi:

1. Mehmet Gültekin – Bodrum

2. Vahap Ağırtaş – Kuşadası

3. Serpil Poyraz – Marmaris

4. Mehmet Fıçı – Antalya

5. Gülşen Seven – İstanbul

6. Serap Ayanoğlu – Konya

7. Selim Sağdıç – Ankara

8. Angelika Kalabay – Marmaris

9. Aygün Günay – Marmaris

10. Atilla Hanifi Avcıoğlu – Mersin

11. Saygın Saner – Balıkesir

12. Serdar Ergelen – Balıkesir

13. Tamer Aydın – Fethiye

14. Işıl Sözer – Kuşadası

15. Ülkü Demir – İstanbul

16. M. Naci Çezik – Alanya

17. Nermin Çalış – Fethiye

18. Hasan Hüseyin Karabağ – İstanbul

19. İfakat Arat – Bursa

20. Muharrem Şeker – Balıkesir

21. Onur Çelik – Kocaeli

22. Özhan Geçeli – İzmir

 

İrtibat: Mehmet GÜLTEKİN

     + 90 543 698 2 698

                                                                             styxdiablos@hotmail.com

 

11960216_10153567961066306_3057111507236573766_n

Katılım ücreti 400 dolardır. Bu bir tur organizasyonu değildir. Dağcılık faaliyetidir. Buluşma yeri Krasnodar Havaalanı.

Ücrete dahil olanlar: Havaalanından başlayıp zirveyi yapıp Terskol köyüne inene kadar geçecek tüm konaklama, kahvaltı ve yemekler, Krasnodar’dan Azau’ya kadar olan gidiş. Dağa kumanya ve çadır götürmeyeceğiz. 3800 kampında da 3 öyün yemek ve barelde konaklama. Kişi başı 70 dolar olan snow-treklerle 4700’e çıkış, her 3 kişi için alınması zorunlu bölge rehberinin masrafı, teleferik ücretleri, Krasnodar’daki 3 gece konaklama. (Sizin masrafınız, zirveden indikten sonra geriye  kalan 3 veya 4 gün sadece yeme içme parası ve Çeget Köyü’nden Krasnodar’a dönüş minibüs parası) Rusya da yemek ve içmek çok ucuz.

  1. Gün: Buluşma yeri ve tarihi: 01 Ağustos Pazartesi sabahı (gece 02.00 suları) Rusya’nın Krasnodar havaalanı. Buradan tahmini 8-10 saatlik bir yolculukla Çeget, Terskol ve Azau köylerine varış. Son hazırlıklarımızı burada tamamladıktan sonra peş peşe 3 farklı teleferikle 3800 kampına çıkış. Yerleşme.11898584_10153567962106306_3185954606170887111_n
  1. Gün: 02 Ağustos Salı . Aklimatizasyon yürüyüşü. 4700’e kadar çıkış, orada zaman geçirme ve iniş. (Hava durumuna bağlı olarak aynı günün gecesi yani Çarşamba sabahı -hava raporları ışığında- ilk zirve denemesi. Bu deneme başarısız olursa bir gün sonra gece saat 03.00’te zirveye hareket. Zirveden dönüş ve Krasnodar’a hareket.
  2. Gün: (Zirve yapılamadığı takdirde) 3 Ağustos Çarşamba. Dinlenme ile geçecek ve Perşembe sabahı saat 03.00’da zirveye hareket edilecektir. Aynı gün Krasnodar’a hareket. Yukarıda açıkladığım gibi hava Perşembe günü bozuk görünecek olursa Çarşamba günü zirve çıkışı yapılacaktır. Zirve gününe bölge rehberleri ile karar verilecektir. Tüm dağlar gibi burada da zirve yapma garantisi yoktur.

11899855_10153567963026306_300728744809486152_n11933413_10153567971901306_8079177768884562538_nBölgenin dağ rehberleri ve ben zirve yapmasının sakıncalı olacağını düşündüğümüz kişileri, geri döndürebilir, veya tırmanışa başlatmayabiliriz, yahut zirve tırmanışını gerçekleştirmemize izin vermeyebiliriz.

4.5.6.7.8. GÜN: Zirve tarihimize göre en geç Cuma günü akşamı Krasnodar’da otele yerleşme. 9 Ağustos’a kadar Krasnodar’da serbest zaman.

UYARI: Tırmanış ve dağ malzemeleri olmayanlar, Terskol Köyü’nden her türlü malzemeyi kiralayabilirler.(Kaz tüyü mont, krampon, plastik bot…) Ben bot, krampon gibi ağır malzeme götürmeyi düşünmüyorum. Oradan kiralayacağım.

UYARI: 5065 rakıma kadar snowtrekler ve kar motorları ulaşabilmektedir. Dağda fenalaşanları bu rakımdan bu araçlar aşağıya indirmektedir. Bu gibi bir durum yaşamanız durumunda kar motorları hızlı bir şekilde sizleri anakampa indireceklerdir. Bu kar motorlarının masrafı 100 dolardır. Bu konuda da tedarikli olmanız bence önemlidir. Yılda 15-30 dağcının Elbrus’ta hayatını kaybettiğini düşünürsek bu durum önemlidir.

UYARI: Bu sitedeki Elbrus tırmanış raporumu okumanız ve youtube’deki Elbrus videomu izlemenizi öneririm.

Etkinliği sayfalarınızda paylaşırsanız memnun olurum.

Katılımcılardan alınacak kapora, her ne mazeretle olursa olsun vazgeçilmesi durumunda yanar, geri ödenmez.

Gidiş-dönüş uçuş ücretleri kişinin kendisine aittir. Bu konu ile ilgili olarak benimle irtibat kurunuz.

                    Katılımcılar:

  1. Mehmet GÜLTEKİN – Bodrum Kapora alındı. – Vize çıktı.
  2. Vahap AĞIRTAŞ – Kuşadası – Vize çıktı. Kapora alındı.
  3. Fikret YURT – Bodrum – Kapora alındı. – Vize çıktı.
  4. Abdurrahman EĞİLMEZ – Bodrum – Vize beklemede.
  5. Reşat AKTAŞ – Antalya – Kapora alındı.
  6. Yücel YÜCETAŞ – Ankara – Kapora alındı, vize çıktı.
  7. Gültekin UĞUZEŞ – Uşak – vize çıktı.
  8. Birol ÇAKIROĞLU – İstanbul – Vize çıktı

 

 

                                    İrtibat: Mehmet GÜLTEKİN

                                         +90   543 698 2 698

                                     styxdiablos@hotmail.com

 

11866268_10153560976272042_4299059044922651954_nWould you like to hike on the antique 2.000 year old Via Sebaste ways?
We provide VIP hikes for 4-5 (personal) groups or trekking on the 2000 years old ancient Via Sebaste ways for 18 (personal) groups and accommodate in luxury hotels.
If you want to walk on the ancient ways which were made by the Romans 2000 years ago, you should join us! Your guide will be the very explorer of the Via Sebaste ways himself, Mehmet GÜLTEKİN.

Would you like to hike on the roads which Rome built 2000 years ago?! Walking on fitted stone paths like the native citizens: Homonadians and the Roman legionary did, going way back in history? Then read on…

1 DAY HIKING (NO CAMPING)
You will hike 12 km. While doing so, you will enjoy the grandour peaks of the Toros, you will feel and breath in the history of this ancient road. And one of the best things about this hiking trail, is that you will also have the chance to visit the 200 km2 large Altınbeşik cave which has it’s specialty of having 3 lakes inside of it! The underground lake accumulates the source waters of the Manavgat 561008_10151078067521306_1031857351_n - KopyaRiver before it transforms into a river and it is a true natural wonder that can also be traversed by boat. You will also be visiting the Etnography museum and see the way the nomads live on the premises of the Toros. All this with the guidance of Mehmet GÜLTEKİN.
(The hike ends around evening time where you can retreat to your hotel ( so no camping))

2 DAYS HIKING + 1 NIGHT CAMPING
You will hike 30 km in total with one night of camping. On the hike you will enjoy the grandour peaks of the Toros, you will feel and breath in the history of this road. And one of the best things about this hiking trail, is that you will also have the chance to visit the 200 km2 large Altınbeşik cave which has it’s specialty of having 3 lakes inside of it! The underground lake accumulates the source waters of the Manavgat River before it transforms into a river and it is a true natural wonder that can also be traversed by boat. You will also be visiting the Etnography museum and see the way the nomads live on the premises of the Toros. All this with the guidance of Mehmet GÜLTEKİN

417600_10151487470296306_1584481704_n - Kopya3 DAYS HIKING + 2 NIGHT CAMPING
You will hike 40km with 2 nights of camping. On the hike you will enjoy the grandour peaks of the Toros, you will feel and breath in the history of this road. And one of the best things about this hiking trail, is that you will also have the chance to visit the 200 km2 large Altınbeşik cave which has it’s specialty of having 3 lakes inside of it! The underground lake accumulates the source waters of the Manavgat River before it transforms into a river and it is a true natural wonder that can also be traversed by boat. You will also be visiting the Etnography museum and see the way the nomads live on the premises of the Toros. All this with the guidance of Mehmet GÜLTEKİN

For more information and questions just send an email to turkdosk@mynet.com
We hope to see you very soon and to share this wonderful hike together!

10418195_10152492622526306_2775716072124681701_n6 Temmuz, 08:00 – 9 Temmuz, 19:00
ŞENLİĞİN HEDEF KİTLESİ DOĞA SPORCULARIDIR.
KATILIM ŞARTLARI

MALZEMELER:
Çadır, tulum, mat, profesyonel sırt çantası, trekking botu, uzun kollu termal giysi,tepe lambası, güneş kremi,şapka,baton, kuru meyve, matara(su kabı) eksik olmamalıdır. Bu malzemeleri eksik olanlar etkinliğe katılmamalıdır.

DOĞA SPORCUSU OLMAYANLAR, LÜTFEN ETKİNLİĞİMİZİ SAYFALARINDA PAYLAŞMASINLAR! HEDEF KİTLE DOĞA SPORCULARIDIR!

Etkinliğe günlük yürüyüşlerle hafif idman yaparak gelmeniz önerilir.

971843_10151702246391306_11559369_n - KopyaYÜRÜYECEĞİMİZ 4 FARKLI ANTİK VİA SEBASTE PARKURUNDAN 3 TANESİ KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİMİZ DIŞINDA İLK DEFA YÜRÜNECEKTİR.

1.GÜN(06 TEMMUZ)
06 Temmuz 2013 Cumartesi sabahı saat 08.00’da Seydişehir otogarında buluşulacak ve buradan araçlarla Akseki’ye hareket edilecektir. Akseki Belediyesi önünde araçlardan inilerek sırt çantalarımızla Hükümet Konağına kadar kortej yürüyüşü yapılacak ve konağın önünde Mustafa Kemal ve tüm Türk şehitleri için saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak. Kamp yerine gidilerek çadırlar kurulacak ve malzemeler buraya bırakılacak. Küçük çantalarımızı yanımıza alarak, Akseki’den sabah 11.00’da Via Sebaste Antik yol yürüyüşüne başlanacak. Akseki-Sarıhacılar-Belenilvat-Büyükilvat-Nohutçukuru-Arap Sivrisi- Çiğ Devrenti parkuru yürünecek.
Saat 19.00’da Akseki’ye kamp yerine dönülecek.

564437_10151531437426306_451580612_n - Kopya2.GÜN(7 Temmuz)
Zirve tırmanışı günü. Bu etkinliği yaş, yorgunluk, irtifa gibi sorunlardan dolayı yapmak istemeyenler bu günü yaylada ya da Akseki içinde geçirebilir. Sabah 07.00 kalkış. Hazırlık. Kahvaltı. Küçük çantalarımızla ve araçlarımızla Çimi Yaylasına hareket. 1800 rakımdan 2800’lük zirveye hareket. Akdağ zirveye zirve defteri tarafımızdan bu tırmanışta konacaktır. Bol manzaralı, muhteşem bir yürüyüş olacak. Bu defteri ilk imzalayanlar bizler olacağız. Akşam 08.00’da zirveden dönüş ve Akseki’deki kamp yerimize araçlarımızla hareket. Saat 22.00 kesin sessizlik.

3.GÜN(08 Temmuz)
Emiraşık Köyü-Gödene parkuru yürünecek. Gödene’den araçlarımızla Çiğdevrenti’ne hareket edilecek. Çiğdevrenti-Erenyaka Köyü- Devrent Boğazı – Murtiçi parkuru yürünecek. Akşam 07.30’da Murtiçi’nden araçlarımızla Akseki’ye kamp yerimize dönüş. Serbest zaman. Kesin sessizlik 23.00.

549846_10151492650586306_767395919_n - Kopya4.GÜN(09 Temmuz)
Sabah 07.00’da kalkış. Hazırlık.Kamp malzemelerinin toplanması.Burada küçük çantalar ayrıyeten hazırlanacak.Araçlarla Büyükilvat Köyüne hareket.Büyükilvat-Dedire-Gravanda-Sülles-PApazın Tepesi-Çallulu – Sarp Kanyonu – İnişdibi parkurlarının yürünmesi. Sarp Kanyonu’nda buz gibi suda yüzme. İnişdibi Köyü’nde etkinlik sonu.

Raftinge katılacak olanlar araçlarla Köprülü Kanyona hareket. Etkinliği bitirmek isteyenler hazır bulunan araçlarla Seydişehir otogarına hareket edecek ve etkinlik bitirilecektir. Raftinge gidenler Köprülü Kanyonda o gece kamp kuracaklar ertesi gün rafting yapacaklardır.

Tüm katılımcılara Via Sebaste – Homanada Parkurları adlı Mehmet GÜLTEKİN’e ait kitap hediye edilecektir.

İrtibat:
Mehmet GÜLTEKİN (Bodrum): 543 698 2 698
Özgür AYDOĞAN (Selçuk): 542 5845387

Rehberler gerekli gördükleri durumlarda programda değişiklik yapabilirler.

196645_10151112864741306_1367517279_nEtkinliğe katılanlar lütfen beni arkadaş olarak eklesin. Katılımcıların telefonla katılımlarını teyit etmeleri gerekmektedir.
Şenliğe katılacağı kesinleşenler aşağıdadır. Adları geçmeyenler henüz bize ulaşmamışlardır.

1. ZİRVE DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ SELÇUK ŞUBESİ (İZMİR)
2. KOCAELİ DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI (KOCAELİ)

3. LİKYA’NIN DAĞLARI – (ANTALYA)
4. TÜRK DOĞA SPORLARI KULÜBÜ
5. KEŞİF RUHU – (ANKARA)

8577_10151645653271306_1289774291_n6. KARDOF-KARAMAN DOĞA SPORLARI FOTOĞRAF GENÇLİK SPOR KULÜBÜ (KARDOF)
7. KARTAL DAĞCILIK KULÜBÜ (İSTANBUL)

8. ZİRVE DAĞCILIK GRESUN TEMSİLCİLİĞİ – (GİRESUN)
9. TURDAK – TURGUTLU DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ
10. ANADAK (ANADOLU DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ) – İSTANBUL

11. DİPİ DAĞCILIK – KAYSERİ
12. BODOSK – (BODRUM DOĞA SPORLARI VE DAĞCILIK KULÜBÜ)

Abdülcelil GÖK – İSTANBUL

Adnan TAŞÇI – KONYA

Ahmet AKSU – AYDIN (ZİRVE)

Ahmet VAR – KOCAELİ (K’D)

Ali BAYRAKTAR – BALIKESİR (K’D)

Ali BAYRAM – KONYA
Ali Çavdar (HUNTERALİ) – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Ali KARADENİZ – KAYSERİ
Ali SAYAR – KOCAELİ (K’D)
Ali ŞİRİNEL – LUHANSK

Aliye MERAL – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Alper ALTUNDAĞ – KONYA
Alper Nevzat KIZILTAN – İSTANBUL
Anıl TAŞDEMİR – KOCAELİ
Argun BAYDAN – KOCAELİ (K’D)

Arzu COŞKUN – ANTALYA (LİKYA’NIN DAĞLARI)
Ayşegül ÇAKIR ÇOLAK – KONYA (KONDAK)
Barış BALYER – KOCAELİ (K’D)
Betül TARIMAN – ANTALYA

Burak CAN – KONYA

Bülent DİNÇER – ISPARTA (ISTUDAK)

Bülent URAL – İZMİR (ZİRVE DAĞCILIK)

Celal GENÇ – SAMSUN
Celalettin ÖLGÜM – TURGUTLU (TURDAK)

Cemil KARAKUŞ – KONYA

Cengizhan GÜNDOĞDU – KONYA

Cesarettin ACAR – ANKARA (ANATOLYA DAĞCILIK)
Çağrı ÖZBEK – BODRUM (BODOSK)
Damla KARAKUŞ – KONYA

Engin ŞAHİNDAŞ – İSTANBUL (K’D)

Erdoğan UZUN – KOCAELİ (K’D)
Ertuğrul SAPMA – KONYA
Ezgi UMUT – İSTANBUL

Fatih NARİN – BODRUM

Fedai ERKOCAOĞLU – KARAMAN (KARDOF)

Filiz AKYÜREK – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Hadi GÜLER – İSTANBUL (ANADAK)
Hale DELİKANLI – KOCAELİ (K’D)
Hale TAŞKAYA – İSTANBUL (TDF)
Hasan Hüseyin KARABAĞ – İSTANBUL
Hatice COŞKUN – KOCAELİ (K’D)
Hatice KARAGÖZ ERŞEN – ANKARA (ANKARA MASTER)

Havva ERŞAHİN – ANKARA

Hülya GÜMÜŞPALA – İSTANBUL (ANADAK)
Hüseyin KÖKSAL – ANKARA

Hüseyin SAVAŞ – MANİSA -(TURDAK)
Hüseyin UYKUN – ANKARA

Hüseyin ÜLKER – TURGUTLU (TURDAK)
İbrahim GÜNDEM – KONYA

İhsan ALBOĞA – ANKARA – TEMPO-TUR

İrfan ÇAKIR – KONYA (ÇALI GRUBU)
Kadriye ERENTÖZ – ANKARA
M
Emin ÇİMEN – KONYA – (KONDAK)
Mecit ALBAYRAK – KOCAELİ (K’D)
Mehmet AÇIKGÖZ – MANİSA – (TURDAK)
Mehmet Ali EREN – KONYA (KONDAK)

Mehmet GÜLTEKİN – BODRUM (ZİRVE)
Melek YAYA – KONYA (KONDAK)
Meliha KAYA – KAYSERİ – (DİPİ DAĞCILIK)
Meltem KODAL – ANTALYA (LİKYA’NIN DAĞLARI)

Mete GÜNYOL – İSTANBUL

Metin ÇAMDERELi
Metin ÖZ – ANKARA (TDF)

Muharrem ŞEKER – BALIKESİR (BALDAK)

Mustafa. SOYLU – İSTANBUL (K’D)

Naci ERDEM – KOCAELİ (K’D)
Naci ERDEM – KOCAELİ (K’D)
Nazan ŞAHİNDAŞ – İSTANBUL (K’D)

Necla ÇİFTÇİ – İSTANBUL (K’D)

Nermin ÇALIŞ – FETHİYE (ZİRVE DAĞCILIK)

Nesrin CANSEVER – KOCAELİ (K’D)
Neşe ACAR – ANKARA
Nihal YENİLMEZ – ANKARA (ZİRVE DAĞCILIK)

Nilgün BIYIK – KONYA (KONDAK)

Nurcan ÖZDEMİR – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Nurhan GÖBEKLİ – İZMİR (ZİRVE DAĞCILIK)
Nurhayat VAROL – ANTALYA

Nursel KARAKOÇ – ANKARA (ZİRVE DAĞCILIK
)
Oktay GÜNEŞ – ANKARA

Oktay ÖNEN – MANİSA (ANEMON TREKKİNG)

Onur UYAR – EREĞLİ (ERDAK)

Osman ÜMMET – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Ömer Faruk GÜLŞEN – ANTALYA (LİKYA’NIN DAĞLARI)
Özgür AYDOĞAN – SELÇUK (ZİRVE)
Ronald KIRCHHOFF – ABD
Saime TÜFEKÇİ – DENİZLİ (PAÜ DAĞCILIK)

Salih ÇEVİK – KONYA

Sarah Isabelle WRENCH – Santa Barbara, California, USA

Saygın SANER –
Selahattin ÖZÇELİK – KONYA
Selma DEMİR – ANKARA (ANKARA MASTER – ADIM ADIM ANKARA)
Sema BAŞESKİCİ – İZMİR (ZİRVE DAĞCILIK)
Semih VAROL – ERZİNCAN
Senem KARAGÜLLE – KOCAELİ (K’D)

Serhat SARIBOĞA – KONYA

Sinan SEZGİN – KARTAL (KARDAK)
Sultan KOÇ – BURSA (BURSA DOĞADER DAĞCILIK)

Süleyman EGE – KONYA

Şafak ÇAKIR – KONYA (ÇALI GRUBU)

Şebnem ÇIĞ – İZMİR

Şükran ÖZLÜK – ANTALYA (LİKYA’NIN DAĞLARI)

Timuçin YUSUMUT – İSTANBUL (ANADAK)

Timur GÜR – TURGUTLU (TURDAK)

Tuncay ERYILMAZ – İZMİR (ZİRVE)
Türksan KARATEKİN – ANKARA (KEŞİF RUHU)
Uğur BALCI – BODRUM
Ümit ŞIRACI – DENİZLİ (DOSEV)
Vahap AĞIRTAŞ – KUŞADASI (ZİRVE DAĞCILIK)
Yağmur ÇELİK – İSTANBUL
Yağmur KARAKUŞ – KONYA

Yavuz İZCİ – BÜNYAN (BÜNYAN DOSTLARI)
Yavuz KARA(2)
Yıldız ÇAVDAR – ANKARA (KEŞİF RUHU)

Yusuf ÇELİK – DENİZLİ (ZİRVE DAĞCILIK)
Zeki OĞUZ – KONYA (ÇALI GRUBU)
Ziya HATİP – ANKARA – (ZİRVE DAĞCILIK)

Projemize konu olan antik yollarla ilgili olarak aşağıda özet bilgiler verilmiştir. Bu yollarda trekking yapmak isteyen doğa sporcuları bizimle irtibata geçebilirler. Trekking etkinlikleri düzenlediğimiz Via Sebaste Parkurlarının tamamında taş döşeli antik yol kalıntılarını görmekte ve üzerinde 2000 yıl önceki insanlar gibi yürüyebilmekteyiz. Sizleri Homonada’ya Homonadların anılarını yaşamaya bekliyoruz.

10462804_10152492642121306_4927645640963623108_nHOMONADLAR KİMDİR?

Homonadların adlarını ilk kez, Truva Savaşı’ndan sonra karanlık bir döneme giren Anadolu’nun Phryg, Galat yağmalarına sahne olduğu dönemlerde duyuyoruz. Kimmerlerin Kafkaslardan gelerek Anadolu’daki yağmacı Phryg egemenliğine son vermesinden sonra Anadolu’nun gömülmüş olduğu karanlık devir yavaş yavaş aydınlanmaya başlar. Büyük oranda Luvi Krallığı’nın devamı olan birçok devletçik vardır artık Anadolu sahnesinde. Artık Anadolu’da Hellenistik Krallıklar (Nikomedia, Pontus, Pergamon, Cappadokia), Pamphlyia, Pisidia, İsauria, Cilicia, Karia, Likia, İonia gibi. Bu devletler de tıpkı yetiştikleri Anadolu kültürü gibi hep savaşarak var oldular. Bunlardan özellikle dağlık bölgeleri yurt tutmuş olanları, soygun ve yağma ile geçimlerini sağlamışlardır. Bu halklardan biri de İsauria’nın Pisidia ve Pamphylia sınırlarındaki dağlık bölgeye konuşlanmış Homonadlardır.

10460123_10152492642731306_1924006925734268728_nHOMONADA ÜLKESİ NEREDEDİR?

Antik kaynakların ve özellikle Strabon’un verdiği bilgilere göre Homonada’nın sınırları, Trogitis(Suğla Gölü-Seydişehir) Gölü’nün güney kıyılarında yükselmeye başlayan Toroslar’dan başlar ve Kötenna’ya (Gödene-Akseki) kadar uzanır. Bazı modern arkeloglar, bu sınırı Melas Vadisi’ne kadar indirirler. (Prof Dr. Nevzat ÇEVİK) Pilinius’un verdiği bilgiye göre Homonadlar Toros Dağlarının zirvelerinde 44 kale ve Toros vadilerinden birinde Homona adlı bir kent kurmuşlardır. Bu 44 kalenin 32 tanesinin yeri tarafımdan tespit edilmiştir. Homona ise bugünkü Akseki’ye bağlı Yarpuz Kasabası yakınlarındaki Zomana diye bilinen ve mezar kazıcılarının her gün biraz daha yok ettiği bir antik kenttir.

10418195_10152492622526306_2775716072124681701_nHOMONADLARDAN KALANLAR

Homonadların yazısı ve kültürü olmadığı düşünülmektedir. Fakat Homonad kalelerinde yaptığım gezilerde bulduğum bir parça beni oldukça heyecanlandırdı. Bu bir küp kulpuydu. Hazinecilerden kalma kulp. Bu kulpta oldukça derin dört parmakla yapılmış bir çeşit mühür vardı. Yazısı olmayan Homonad halkı küplerini bu şekilde mühürlüyor olabilirler. Çünkü antik çağlarda her ülkenin kendine ait bir küp kulpu mührü vardı. Bu nedenle bu küp kulpu belki de bizi birçok bilgiye ulaştıracaktır, belki de Homonadların hangi ırklarla akraba olabileceklerine, geldikleri yere, kökenlerine…

HOMONADLARIN ROMA İLE MÜNASEBETLERİ
Roma İmparatorluğu, Anadolu’daki iç huzuru sağlamak için çok çalışır. Fakat dağ doruklarına mevzilenmiş Homonadları bir türlü tam olarak sindirememiştir. Çünkü 10436164_10152492654786306_2544496295451758019_nHomonada, oldukça sarp dağlık bir bölgeydi. Bu nedenle Roma, bölgeye savaş aletlerini taşıyamıyor, dağ doruklarına kurulmuş olan Homonad kalelerine hiçbir şey yapamıyordu. Bu sorunu çözmek için Roma’nın Suriye eyalet valisi Aquila, M.Ö. 6’da bu bölgeye yol yapmaya başlar. Bu yol vasıtasıyla bölgeye ağır silahlarını taşıyabilecekler ve Homonadları kesin bir yenilgiye uğratacaklardır. Yol yapımı, Homonad kalelerini hem batıdan hem de doğudan saracak şekilde örüldü ve M.Ö.’te 3’te tamamlandı. Roma İmparatoru Augustus’a izafeten bu yollara “Via Sebaste” (Sebaste Yolu=Agustus Yolu) adı verilir. O dönemde Roma’ya bağlı tüm halklara “Sebasteni” denildiğini de biliyoruz. “Sebaste”, Augustus’un Hellencesinin dişil karşılığıdır.

Bu yolların büyük bir kısmı Seydişehir ve Akseki sınırları içinde hala öylece durmaktadır.

1554499_10152492625816306_6390281318171522351_nKilistradaki 7. Roma Lejyon birliği, Side’deki birlik, Antiocheia (Yalvaç)’daki birlik Homonada’ya gelir ve Homonad kalelerine çıkan yolları tutarlar. Torosların zirvelerindeki kalelerdeki Homonadları açlıktan ve susuzluktan ölmeye zorlarlar. Homonadlar üç yıl direnir, üç yılın sonunda zirvelerdeki kalelerinde tamamı ölür. Geriye kalan kadın ve çocuklardan oluşan 4000 Homonad ise yakın kentlere köle ve hizmetçi olmaları için yerleştirilir. 44 kale ve bir şehirden oluşan Homonada’nın duvarları tamamen tahrip edilir, ki, bir daha başa bela olmasınlar. Homonadların çağdaşı Strabon, “Henüz hayatlarının baharındaki o toprakların çocuklarını kendi topraklarında ölürdüler.” diyerek bu soykırımdan duyduğu acıyı dile getirir.

HOMONADLARIN TARİHTEKİ YERİ
Anadolu’ya yağma ve çapul için gelen Galatlar, yüzyıllarca Anadolu’da kalırlar. Büyük ve güçlü bir devlet kurarlar. Galatların son hükümdarı Amyntas, İsauria’yı, Pisidia’nın İsauria sınırındaki Amblada ve Vasada gibi kentlerini ele geçirir ve sıra Homonada’ya gelir. Burada Homonad tiranı öldürür ve kendini Homonada’nın hükümdarı ilan eder. Fakat Homonadlar bunu Amyntas’ın yanına bırakmaz. Öldürülen Homonad tiranın eşi Amyntas’a bir tuzak kurar ve onu öldürür. Bu olaydan sonra Roma İmparatorluğu Galatia’yı bağımsız bir devlet olmaktan çıkarır ve Roma’ya bağlı bir eyalet haline getirir. Homonadların bu intikamı Galatia’nın sonudur. Homonadlarla ilgili olarak antik kaynakların çoğu bu konuya değinir.

401845_10151559234851306_1694795535_nDoğa sporları ve dağcılıkla uğraşan ve Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü üyesi olan Mehmet GÜLTEKİN tarafından yürütülen “Via Sebaste Antik Yol Keşfi”nin büyük bir kısmı geçtiğimiz günlerde tamamlanmıştır. Keşif çalışmalarından diğer doğa sporcularını haberdar eden Mehmet GÜLTEKİN, onların ısrarlarına dayanamayıp “Antik Yolda İlk Yürüyüş” adlı etkinliğini yaptı. 25 Ağustos 2012 sabahı, iki araçla Akseki’ye gelen doğa sporcuları, ilçemiz sokaklarında gezmiş, fotoğraflar çekmiş ve ilçemizin nefis yemeklerinin tadına varmıştır.

Mehmet GÜLTEKİN, “Via Sebaste Antik Yol Keşfi”nin büyük kısmını bitirmiştir. Bahsi geçen arkadaşımızın bu yolda yapmış olduğu ilk yürüyüş etkinliğine çoğunluğu Ankara, Konya, İzmir ve diğer şehirlerden toplam 37 kişi katılmıştır. Ayrıca Mehmet GÜLTEKİN rehberliğinde antik yolda yürüyüşlere devam edilerek yolun tanıtımına devam edilecektir. 1-2 Eylül’de İzmir’den 50 kişi, Ankara’dan 10 doğa sporcusu ile yürüyüşler devam edecektir. 9-10 Eylül’de ise Antalya’dan bir grup ile Ankara’dan Keşif Ruhu grubunun katılımı ile antik yolun farklı parkurları yürünecektir. Kış sezonunda dinlenmeye terkedilecek olan antik yol, şimdiden tüm ülkede doğa sporcularınca duyulmuş ve heyecan uyandırmıştır. Havaların soğumasıyla tekrar yalnızlaşacak olan antik yolun, her geçen yıl daha çok yürüyüşçü ağırlayacağı kesin görünmektedir.

Tarihi öneme sahip 1. ANTİK YOLDA İLK YÜRÜYÜŞ etkinliğine katılanların adları aşağıda verilmiştir.

1. Mehmet GÜLTEKİN
2. Ömer Faruk GÜLŞEN
3. Mehmet Ali EREN
4. Ayten E. TEZCAN
5. Ayşegül Çakır ÇOLAK

6. Ferhat ÖZ
7. Erhan DAĞ
8. Adnan TAŞÇI
9. Ömer KANKAYA
10. Bekir VURAL
11. Çağlar AYDIN
12. Ali BAYRAM
13. Metin ÖZ
14. Cengizhan GÜNDOĞDU
15. Melek YAYA
16. Hüseyin KÖKSAL535851_10151507552831306_1020104875_n
17. Serdar BENGİ
18. Mefkure ŞAKİROĞLU-1
19. Mefkure ŞAKİROĞLU-2

ZİRVE DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ ANKARA ŞUBESİ

21. Sinan SOYTUTAN
22. Gülçin SOYTUTAN
23. Ufuk KIVRAK
24. Nihal YENİLMEZ
25. Nursel KARAKOÇ
26. Zübeyde KARAKOÇ
27. Ayşegül MENDİ
28. Veysi TATLI
29. Birgül HAMİOĞLU
30. Zahide KORKUT

31. Mihriban TAĞ
32. Yıldız ERKMEN
33. Turan Cihan DABAKOĞLU
34. Müfit AKKAYA

25 Ağustos 2012 tarihinde sabah saa532893_10151507559771306_1583933482_nt 08.30’da Seydişehir otogarında başlayan tanışmadan sonra hoş sohbetler eşliğinde araçlara geçildi. Rehber ve keşifçi Mehmet GÜLTEKİN tarafından, katılımcıların, Suğla Gölü(Trogitis) üzerindeki döşeme yol parçalarının ve Homonadların ilk yaşama alanlarının gösterilmesi ve küçük bir brifingten sonra Homonadların gizlenme ve yaşam yeri olan Tınaztepe Mağarasına geçildi. Türkiye’nin birinci dünyanın üçüncü en uzun mağarası olan ve bir tabiat harikası olan Tınaztepe mağarasının iki km’ye yakını yüründü.

Mağaradan hareketle Akseki’ye geçildi. Akseki’de iki saatlik serbest zaman geçirilerek son hazırlıklar tamamlandı, yemekler yenildi, eksikler tamamlandı. Haberimizin geri kalanını kâşif ve rehber Mehmet GÜLTEKİN’den dinliyoruz:

İlk gün saat 14.30’da Akseki’den başlayan yürüyüş, Sarıhacılar Köyü, Belenalan Köyü, Bucakalan Köyü, Nohutçukuru Mevkii, Arap Sivrisi Dağı’ndan devam ederek Alaçeşme Köyünün altında Çiğdevrenti mevkisinde son buldu. Yürüyüşümüze ilgi yoğundu. Antik yolun büyük oranda bozulmadan kaldığı birinci ve ikinci parkurlarını böylelikle yürümüş olduk. İlk günkü yürüyüşümüzün son bir saati tepe lambaları ile gece yürüyüşü şeklinde yapıldı. Dik ve yer yer çalılık bir parkurdan 2 km kadar yürünerek toplam 15 km ile tamamlanmış oldu.

İkinci gün, Saat 08.30’da Bucakalan Köyünden çıkıldı. Keşif sırasında bizi en çok uğraştıran yerlerden biri olan Erkele platosundan geçilerek Dikmen Köyünün göründüğü Dolayyüzü mevkiine gelindi. Toplam iki saatlik bir yürüyüşle Bucakalan’dan Dikmen Köyü’ne varıldı. Hava çok sıcaktı. Burada uzunca bir dinlenme ve buz gibi kuyu suyu ile ıslanarak serinlendikten sonra Sadıklar istikametine devam edildi. Yine antik yoldan devam eden yolculuğumuz çok sıcak bir havada devam etti. Ter içindeydik. Kargasekmez mevkiinden geçerek 150 metrelik bir tırmanışla Kireçkuyusu mevkiini gören doruğa ulaştık. Bu doruk, Antik Yolun hiç bozulmadan kaldığı insanı binlerce yıl ötesine götüren bir yerdi. Buradan Kireçkuyusu mevkiine doğru inişe geçtik ve çok eski bir kireç kuyusunun yanında mola verdik. Bu noktada yol iyice dikleşiyor, diz kapaklarımız sinyal vermeye başlıyor. Toplamda 10 km’lik bir yürüyüşle ikinci gün faaliyetini saat 13.35’te bitiriyoruz. Buradan itibaren 1400 metrelik asfalt yoldan ilerleyerek Sadıklara varıyoruz. Sadıklarda Orhan Akseki Bey’in özel müzesini geziyoruz. Müze çok ilginç. Antika silah, savaş madalyaları, tarihi öneme sahip hediyelerle dolu kişisel bir müze.

Sadıklardan araçlarımıza binip 56 km ilerideki, İbradı-Ürünlü sınırları içinde bulunan bir408963_10151507556211306_607529516_n doğa harikası olan masalımsı Altınbeşik Mağarasına geçiyoruz. Bu mağara içine tekne ile girilen toplamda 2700 metresine girilmiş 3 katlı bir mağara ve her katında göl var. Bizler 1. bölümüne tekne ile girdik, mağara içinde tekne turu yaptık. İçerisi masalımsı idi. Doğal, köprüsü, sarkıtları, dikitleri ve masmavi suyu ile gerçekten kendimizi masalımsı bir film platosunda hissettik.

Altınbeşik Mağarasından sonra araçlarımıza bindik ve tatlı anılar eşliğinde, hoş sohbetlerle dönüş yolculuğuna başladık.

Bilindiği gibi keşif çok zor bir iştir, yorucudur, masraflıdır. Ulaşım, barınma, araç-gereç, boya, teknik malzeme… büyük bir yekun tutuyor. Bu nedenle sponsorsuz keşif işlemlerini yürütmek biz gönüllü kâşifler için büyük bir sorun oluyor.

Şimdiden belirtmeliyim ki, bu yol, Likya Yolu’na alternatif olacak bir trekking rotası olacağını şimdiden kesinleştirmiştir.

____________________
Mehmet Gültekin tarafından yazıldı.

11866268_10153560976272042_4299059044922651954_n521842_10151244793536306_19217562_n - KopyaBu bir keşif kitabıdır. Homonada üzerine yazılmış tek kitaptır. Toroslarda kurulmuş olan bu küçük ülkeyi kitabımızla gün yüzüne çıkarıyoruz. Ayrıca kitabımız, ülkemize tamamen kendi imkanlarımızla kazandırmış olduğumuz yeni trekking rotasının da kitabıdır. Homonada M.Ö. 3’te Roma lejyon birlikleri tarafından yerle bir edilmiş, Homonadlar ise soykırıma uğratılmıştır. Homonadları yok etmek için Romalılarca taş döşeli yollar yapılmıştır. Bu kitapta bu yolların antik çağ kaynaklarındaki gerçek hikâyelerini bulacak, antik yollarda yürürken tarihin içindeki bu yaşanmışlıkları duyarak yol alacaksınız. Galat hükümdar Amyntas’ın Homonad tiranı nasıl öldürdüğünü, Homonad tiranın karısının Amyntas’ı tuzağa düşürerek hem kocasının hem de Homonadların intikamını alışını ve Anadolu’da yüzyıllardır süren Galat hegemonyasına son noktayı koyan cesur ve savaşçı Homonadları bulacaksınız. Onların izinde yürürken kitabımız yanınızda olmalı. Yok edilmiş bir kavmin, Homonadların acısını Homonada’da hissetmelisiniz.