KIZLAR SİVRİSİNDE ÖLÜM ROTALARINDA

71926_10151481546056306_1515562809_n
Vahap AĞIRTAŞ(Kuşadası), Mehmet GÜLTEKİN(Bodrum), Selim KORKMAZ(Didim), Mete GÜNYOL(İstanbul)’dan oluşan 4 kişilik ekip olarak Söke’de buluştuk.

08 Mart 2013’te gece saat 23.00’da Kızlar Sivrisi’nin eteklerindeki kamp yerimize ulaştık. Hazırlıkları tamamladıktan sonra sabah saat 05.00’da kalkmak üzere sözleştik. Belirlediğimiz saatte kalktık ve kar yağma ihtimaline karşı kampımızı tamamen toplayıp aracımıza attık. Çünkü hava tahmin raporları, Elmalı’ya yağmur yağacağını haber veriyordu. Kamp alanımızdan zirveye doğru hareket ettik. Dağa yaklaşınca karar verecektik hangi rotadan çıkacağımıza; ama klasik rotayı asla denemeyecektik. Tüm 602200_10151481544711306_335397237_nekip olarak, adrenalin istiyorduk.

Saat 10.00 civarı kayalıklara geldik. Belirlediğimiz rotalardan ilkini denedik fakat önümüze kayalıklar çıktı. Gidenler iyi bilir ki Kızlarsivrisi’nin kayaları oldukça çürüktür. Aşamadık. Geri dönüp başka rotayı denedik. Rota çok dikti. Karın durumu oldukça değişikti. Birkaç metre arayla bazı yerler buz, bazı yerler ileri buz, bazı yerlerse batan kar tipindeydi. O nedenle stratejimizi tam belirleyemiyorduk. Çok temkinli bir şekilde aşırı eğimli bir parkurdan tırmanmaya başladık. Arkamıza bakınca irtifadan dolayı içimiz ürperiyordu. Bu ürperme ve korku duygusuydu belki de dağcıları dağlara bağlayan.

579033_10151481544781306_2130610934_nİki buçuk üç saat kadar bu dik parkurda adım adım yükseldik. Zirveye doğru kar başladı. Az sonra tipiye döndürdü. Terliydik. Gözlüklerimizin içine bile ter giriyordu. Üşümüyorduk ama bu noktaya gelmişken geri dönmek de istemiyorduk. Zorlu parkuru aşıp ellerimizi kardan ayırıp ayağa kalktığımız andan sonra yarım saat içinde zirveye ulaştık. Zirvede tipiden göz gözü görmüyordu. Zirve defterini aradık birkaç dakika, ama bulmak mümkün olmadı. Olsa da kimsenin yanında kalem olmadığını inince hatırladık. Zirve durulacak gibi görünmüyordu. Hızla inişe geçtik. Saat 16.30 civarında dağ evine inmiştik. Orada ertesi gün tırmanış yapacak olan grupları gördük, eski dostlarla karşılaştık, biraz sohbet ettik. Kendi kamp yerimize ulaşmamız akşamı buldu. Ertesi gün tırmanış yapacağımız Sandras Dağı’na doğru harekete geçtik. Köyceğiz’in Ağla Köyü idi istikametimiz.

Zorlu tırmanışın tadı dimağlarımızda, gün batımı ile birlikte yola koyulduk.

 

Mehmet GÜLTEKİN

71926_10151481546056306_1515562809_n
Vahap AĞIRTAŞ(Kuşadası), Mehmet GÜLTEKİN(Bodrum), Selim KORKMAZ(Didim), Mete GÜNYOL(İstanbul)’dan oluşan 4 kişilik ekip olarak Söke’de buluştuk.

08 Mart 2013’te gece saat 23.00’da Kızlar Sivrisi’nin eteklerindeki kamp yerimize ulaştık. Hazırlıkları tamamladıktan sonra sabah saat 05.00’da kalkmak üzere sözleştik. Belirlediğimiz saatte kalktık ve kar yağma ihtimaline karşı kampımızı tamamen toplayıp aracımıza attık. Çünkü hava tahmin raporları, Elmalı’ya yağmur yağacağını haber veriyordu. Kamp alanımızdan zirveye doğru hareket ettik. Dağa yaklaşınca karar verecektik hangi rotadan çıkacağımıza; ama klasik rotayı asla denemeyecektik. Tüm 602200_10151481544711306_335397237_nekip olarak, adrenalin istiyorduk.

Saat 10.00 civarı kayalıklara geldik. Belirlediğimiz rotalardan ilkini denedik fakat önümüze kayalıklar çıktı. Gidenler iyi bilir ki Kızlarsivrisi’nin kayaları oldukça çürüktür. Aşamadık. Geri dönüp başka rotayı denedik. Rota çok dikti. Karın durumu oldukça değişikti. Birkaç metre arayla bazı yerler buz, bazı yerler ileri buz, bazı yerlerse batan kar tipindeydi. O nedenle stratejimizi tam belirleyemiyorduk. Çok temkinli bir şekilde aşırı eğimli bir parkurdan tırmanmaya başladık. Arkamıza bakınca irtifadan dolayı içimiz ürperiyordu. Bu ürperme ve korku duygusuydu belki de dağcıları dağlara bağlayan.

579033_10151481544781306_2130610934_nİki buçuk üç saat kadar bu dik parkurda adım adım yükseldik. Zirveye doğru kar başladı. Az sonra tipiye döndürdü. Terliydik. Gözlüklerimizin içine bile ter giriyordu. Üşümüyorduk ama bu noktaya gelmişken geri dönmek de istemiyorduk. Zorlu parkuru aşıp ellerimizi kardan ayırıp ayağa kalktığımız andan sonra yarım saat içinde zirveye ulaştık. Zirvede tipiden göz gözü görmüyordu. Zirve defterini aradık birkaç dakika, ama bulmak mümkün olmadı. Olsa da kimsenin yanında kalem olmadığını inince hatırladık. Zirve durulacak gibi görünmüyordu. Hızla inişe geçtik. Saat 16.30 civarında dağ evine inmiştik. Orada ertesi gün tırmanış yapacak olan grupları gördük, eski dostlarla karşılaştık, biraz sohbet ettik. Kendi kamp yerimize ulaşmamız akşamı buldu. Ertesi gün tırmanış yapacağımız Sandras Dağı’na doğru harekete geçtik. Köyceğiz’in Ağla Köyü idi istikametimiz.

Zorlu tırmanışın tadı dimağlarımızda, gün batımı ile birlikte yola koyulduk.

 

Mehmet GÜLTEKİN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *