5 – 6 / Temmuz 2018 Demavend Tırmanış Raporu

ÖNCE YAPMANIZ VE BİLMENİZ GEREKEN BİRKAÇ ŞEY

İran’a iner inmez dolarlarınızı tümene çevirin. Temmuz 2018 başlarında 1 dolar 7.500 – 8000 Tümen arasında değişiyordu. Temmuz 20 gibi 1 dolar 10.000 Tümen oldu. Cebinizde Tümen olmazsa İran sizin için büyük sorun olacaktır.

Önce Alemkuh raporumu okuyunuz ki İran hakkında bazı şeyleri bilerek gidin…

ŞİMDİ DAĞ 

MALZEMELER: Yaz tırmanışı olduğundan teknik malzeme gerekmemektedir. Zirve günü hava her an değişebileceğinden termos, grupla gidiyorsanız hipotermiye karşı bir veya birkaç tane uyku tulumu, termal battaniye almak gerekir. Demavend için en önemli malzeme bir maske. Dağda kükürt salınımı olduğundan iyisinden bir maske özellikle son 500 metrede size büyük kolaylık sağlayacaktır. Taş düşme riskine karşı kask mutlaka takılmalıdır. İki taş düşmesi olayı da ben bizzat yaşadım. İran dilinde “seng…seng” diye bağırılıyorsa bilin ki taş geliyor. Farsça seng, taş demektir.

Bir gece, Alemkuh zirvesinden döndüğümüz gece, tüm yorgunluğumuzla birlikte 6 saatlik bir yolculukla Hasankeyf’ten Demavend Dağ Evinin bulunduğu noktalardan biri olan Reneh’e ulaştık. Reneh, Türk dağcıların iyi bildiği Polur’a 14 km uzaklıkta. Demavend 3200 kamp alanına her iki yerleşim yerinden de çıkılıyor. Her iki noktada da jipler sizleri 3200’e götürmek için bekliyor. Ancak 3200’den sonra 4200’e 4 saatlik tam yük bir yürüyüşünüz olacak. 3200’e kadar jiple gidebiliyor olmak dağa yaklaşım konusunda büyük avantaj. Dağa yaklaşırken enerjinizi harcamıyorsunuz. Eğer 3200’de yüklerinizi katırlara vermek istiyorsanız, götürme ve getirme için 14 dolar (100.000 Tümen) vereceğinizi bilin. 4200 kamp dağ evinde su, çorba ve yemek satılıyor. Kente göre fiyatlar tam 2 katı. Bize göre gene de ucuz. Ancak biz çıktığımızda ekmek bitmişti. Su da bitebilir. Katırlar taşıyacağı için günlük 2 litre su ile çıkın. Baktınız su kalmamış, çay, çorba için suyunuzu harcamaz, kuru şeyler yersiniz. Gerçi o da içinizi yakar çok su içersiniz. Demavend’deki derelerin suyu kükürtten dolayı içilmiyor.

Demavend’e mutlaka kaskınızı da götürün. Üzerime doğru uçarak gelen taştan Fars dağcıların “Seng! Seng!” diye bağırmaları ile son anda kurtuldum. Dönüşte yumuşamış olan dik kar kulvarını kaymak için kullanırken, arkamızdan kopup gelen futbol topu büyüklüğündeki kayanın, yanımızdan hızlıca geçişini hatırlıyorum. Arkanızı desteğe almadan Demavend’de dinlenmeyin. Sırtınızı dağa dönerek oturmayın. Grup olarak gittiyseniz, aranızdaki mesafe 1 metreyi geçmesin ve sürekli yukarıya bakın. Her an taş gelebilir. Bizim çıktığımız gün gepegenç bir İranlı dağcı, taş düşmesi sonucunda hayatını kaybetmiş. Kim bilir belki de selamlaştığımız, sohbet ettiğimiz biriydi…

Özellikle 5000 üstü dağlarda hava anında dönebilir, sis inebilir, fırtına çıkabilir, tipi olabilir ve birbirinizi kaybedebilirsiniz. Bu nedenle Demavend’e ve diğer yüksek dağlara giderken ekibinizi iyi seçin. İyi tanımadığınız birini asla götürmeyin. Unutmayın ki, dağcı, kondüsyonu iyi olan, dağa iyi çıkan, yorulmayan, malzemesi tam olan, hızlı çıkabilen, eğitimlerini bitirmiş kişi değildir. Dağcı, dağcılık kurallarına uyan, dağcılık disiplin ve ahlakına uyan ve asla bencil olmayan kişidir. Kendi yorulduğu zaman mola isteyen, ancak yorulduğu için arkalarda kalan arkadaşı için mola istemeyen, hatta arkada kalan arkadaşı için “O yürüyemiyor, dönsün.” diye çığırtkanlık yapan kişilere yüksek dağ çıkışlarında grubunuzda yer vermeyin. Bu tip bencil “dağda gezen kişi”leri gözlemlerseniz bunları mutlaka diğer dağcı dostlarınızla paylaşınız. Grupların yavaş kişileri her zaman rehberin arkasına alınır. Buna hiçbir dağcı karşı çıkmaz. Karşı çıkan kişi “dağcı” değil, hasbel kader “dağlarda gezen kişi”dir. Ya da siz böyle biriyseniz, dağa tek başına gitmeniz daha mantıklı olur.

Temposu düşük kişilerin döndürüleceği durumlar da var elbette. Hava çok soğuk olabilir ve bu kişi grubun üşümesine neden oluyorsa bu kişinin dönmesi sağlanır. Ancak hava günlük güneşlik ise grubun kopmadan yükselmesi ve inmesi elzemdir. Hele de kalabalık dağlarda diğer gruplar dağılmazken sizin grubunuz dağılıyorsa bunun nedeninin siz olmamasına özen gösteriniz.

Elbette sorun olacaktır, sorunları çözmek yerine dedikodu yapan, grup üyelerine sataşan kişileri de grubunuza almamanız önemlidir. Dağcı, terk eden, negatiflik yayan, mızmızlanan kişi değil, zor durumda çözüm üreten kişidir.

İran Dağcılık Federasyonu, resmi sayfasında Demavend tırmanışımıza yer vermiş ve özellikle kask kullandığımız için grubumuza teşekkür etmiştir. Biz de hizmetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.

Hava güzelse, Reneh’ten en fazla 1 saatlik bir jip yolculuğuyla 3200 kampına, oradan 4 saatlik bir yürüyüşle 4200 kampına ulaşılıyor. Bizler birkaç gün önce Alemkuh zirve yaptığımız için 3200’den direk 4200’e çıktık ve hiçbir sorun yaşamadık. Alemkuh aklimatizasyonu, Demavend’de bize çok kolaylık sağladı. İlk kez 4200 gibi bir yükseklikte yatıyordum. Dağ evi oldukça kalabalıktı. Yataklar, koridorlar, merdiven araları, her yer dağcılarla doluydu. Bu nedenle dağ evinde rezervasyonunuz olsa bile çadır, mat, tulum götürün. Katırlara verecekseniz hiç riske etmeyin, çantanıza çadırınızı da koyun. Muhtemelen boşuna taşımış olacaksınız ama zor durumda kalmamak için bunu yapın. Çünkü dağ evinde insanlar üst üste idi, çok kalabalıktı.

4200’den zirveye 7 saat kadar bir sürede ulaştık. İyi biliyoruz ki, İranlı dağ rehberimiz, arkasında gruptan hiç kimse olmasaydı bizi bırakıp tek başına zirveye gitmezdi. Bu nedenle grubu dağıtanların da birleştirmeye çalışanların da hak ettiğini vermek gerek. Zirveye bu nedenle grubumuzdan erken ulaşanlar oldu elbette. Grubun dağılan üyelerini toplamak bana düştüğü için biraz zaman kaybettik…  6-7 saatlik bir zirvedir 4200’den yukarısı. Zirveye çıkınca kayalara çıkıp volkanın “V” şeklindeki ağzını, zirve yakınlarındaki kükürt fışkıran ocağını görmeden inmeyin. Dünya hayatında bir insan kaç kere böyle bir şey görür.

Kükürt kokusundan dolayı zirvede fazla kalamayacaksınız. Planlı bir şekilde çıkıp fotoğraf işlemlerinizi hızlandırıp acele ile dönmeniz gerek.

Kar yumuşaksa dönüşünüz hızlı olacaktır. Dönüşte çarşak rotaları seçin ki hızlı inesiniz. Kar yumuşamışsa 4400’lere kadar kayarak inebilirsiniz. Ancak bu mesafeyi birden bire inmeyiniz. Her 200 metrede bir 1 saat kadar oturarak inin. Arkanızdan taş düşmesi riskine de dikkat edin. Kar sertse kesinlikle kaymayın. Kendinizi durduramazsınız ve çok kötü sonuçlar doğurabilir. Ancak zirve ile dağ evi arasına bir çizgi çizerseniz çizginin geçtiği kulvar yumuşacık çarşak ve aşağıları da kardır. Buradan çarşak inişini sevenler koşarak bile inebilir.

Zirve dönüşü aynı gün zaman kaybetmeden 3200’e inebilir, oradan da jiplerle Rineh’e geçebilirsiniz. Yorucu idi ama biz öyle yaptık. Ancak bizin birkaç gün önce 4852 metrelik Alemkuh zirvesini yaptıktan sonra Demavend’e çıktığımızı unutmayın. Siz direk Demavend’e gidiyorsanız aklimatizasyonunuzu doğru bir şekilde yapmalısınız.

Başta İran Dağ Arama ve Kurtarma görevlisi rehberimiz Mostafa Rastad’a, Türkiye Dağcılık Federasyonu’na, İran Dağcılık Federasyonu’na, kulübüm Zirve Dağcılık’a ve Değerli Başkanım Orhan Kozan’a, Reneh dağ evi görevlisi Rasul’a, Reza Amca’ya ilgi ve yardımlarından dolayı teşekkür ederiz.

Mehmet GÜLTEKİN

Zirve Dağcılık Bodrum Şube Başkanı

5 – 6 / Temmuz 2018 Demavend Tırmanış Raporu

2 – 3 / Temmuz 2018 Alemkuh Tırmanış Raporu

ÖNCE İRAN HAKKINDA…

İran’a iner inmez dolarlarınızı tümene çevirin. Temmuz 2018 başlarında 1 dolar 7.500 – 8000 Tümen arasında değişiyordu. Bir hafta sonra 1 dolar 10.000 Tümen oldu. Terörist Amerika, İran’ı iyice sıkıştırıyor. Cebinizde Tümen olmazsa İran sizin için büyük sorun olacaktır.

Fars dilinde “kooh, kuh, guh”, dağ anlamına gelmektedir. Bilinenin aksine İran’ın 2. yükseği Sabalan (4811 mt.) değil, 4852 mt’lik rakımı ile Alamkooh’tur. Alemkuh, Elemkuh şeklinde okunur.

İran’a gidenler bilir ki, İran, inanılmaz güvenli bir ülke. Türkleri gerçekten çok seviyorlar. İran nüfusunun yarısının Türk olduğunu unutmayınız. Ülkenin her yerinde Türkçe konuşan insanlar var. Ülkenin kuzeyi ise tıpkı Türkiye gibi. Yanınızdan geçen arabalarda yeni çıkan Türkçe şarkılar, Türkiye’yle ilgili güncel sorular sizleri şaşırtacak. Azerbaycan Türkçesi ile değil, Türkiye Türkçesi ile konuşan insanların çokluğu, kuzeye doğru artıyor. Güneye indikçe bu oran iyiden iyiye azalıyor. Ancak İran’ın köylerinde bile İngilizce bilen birileri mutlaka var.

Kentlerde gece yarılarına kadar dolaşan İranlı kızlar, onların sizinle rahatça konuşmaları, kaykay ya da pateni ile yanınızdan geçen gençler, merdivenlere oturup sigara içen hicaplı kızlar, bikini dükkanları, müzik aleti dükkanları, gitarla veya yerel müzik aletleriyle sokak müziği yapanlar… sizi de çok şaşırtacak. Ülkemizde karşı cinsten birine saat bile soramazken, İranlı kızların kendilerine olan güvenine ve rahatlığına şaşırıyoruz. Çünkü bize anlatılan İran, hiç de böyle değildi. Anlıyoruz ki amerikanın kara propagandasını hepimiz yutmuşuz. İran’ı görünce amerika’nın adi politikaları sizi de üzecek. Adamlar İran’a ambargo yapıyor ama kolayı, pepsiyi ve malborayı satıyorlar. Bu nasıl ambargo diyorsunuz. İşine geldiği gibi ambargo.

Peki İran sokaklarında rejim hiç hissedilmiyor mu? Elbette hissediliyor. Ancak benim görüşüm, İran’da yumuşak bir geçiş var. Yumuşak geçişin izlerini her yerde görebiliyorsunuz. Birden bire rejim değişikliği İran’ı paramparça edebilir ve İran dağılırsa içinden onlarca devlet çıkar. Bu da coğrafyamızda yeni kan gölleri anlamına gelir. Bizler biliyoruz ki İran bölünürse Türkiye zarar görür, Türkiye bölünürse İran zarar görür. Bu yüzden bu iki ülke ilişkilerini birileri uğruna tehlikeye atmamalı. Bu kardeş ülke ile kader bağımız, kardeşliğimiz var.

Bu nasıl dağ raporu demeyin, gideceğiniz ülkeyi bilin diye yazıyorum.

Size yardımcı olacak olan İran vatandaşları ile ilgili olarak bilmeniz gerekenler de var. Birçok Arap ülkesinde olduğu gibi -İran Arap değil tabi- İran’da da zaman planlamalarınıza uymayacaklar ve bir yerden sonra dayanamayıp yeter artık diyeceksiniz. Ama onlar sizin bu tip şeylere sinirlenmenize bir anlam veremeyecekler. Bu durum her zaman geçerli değil tabi ki. Zaman planlamanıza uyan İran vatandaşı rehberler, tesis görevlileri, şoförler de var elbette. Bu olumsuz durumda biraz sakin olun, İran’a gitmeden önce beklentilerinizi iyice düşürün. Biliniz ki dünyanın hiçbir yerinde bizim gibi pratik düşünen, hızlı karar veren ve hızlı uygulayan başka bir millet yok.

İran dağlarını, Rusya’da Elbruz’u görünce, dağcılık federasyonlarının dağa çıkış ücreti aldıklarını görünce bizim dağlarımızın başıboş olmasına üzülüyoruz. Dağlarının tamamında tesisler, görevliler, katırcılar  ve hizmet alabileceğiniz dağ evleri var.

Şimdi gelelim nasıl gittiğimize, ne harcadığımıza, ne kadar sürelerde nerelere ulaştığımıza, ne kadar para harcadığımıza ve neler yaşadığımıza…

ALAMKOOH (ALEMKUH) TIRMANIŞ RAPORU

Tahran İmam Humeyni Havaalanı’nda rehberimiz Mostafa Rastad (facebook: Siyavash Rastad, whatsapp: +98 939 444 39 54) ile buluştuktan sonra 5 saatlik bir yolculukla Hasankeyf adlı ilçeye ulaşıyoruz. İran’da da Hasankeyf adlı bir yer olduğunu öğreniyoruz. Tuhafımıza gidiyor biraz. Hasankeyf 1700 rakımlı. Burada Alemkuh dağının dağ evi bulunuyor. Dağ evi kentin bir ucunda. Alışveriş yapmadan buraya geldiyseniz bunun için kente tekrar dönmeniz gerek. Burada 1 dolara duş alabilirsiniz. Alemkuh’a çıkacak olanlar, buraya 30 dolar ödüyorlar. Bu dağ evine uğramadan Hasankeyf’in içinden bir jip tutup dağa gitseniz birilerinin sizi durduracağını sanmıyorum. Dönüşte zirve sertifikasını da buradan fazladan para ödeyerek alıyorsunuz.

Burada av bayilerinde vidalı ve geçmeli kartuş bulabilirsiniz. 250 gr olan kartuşlar 3 dolar kadar. Jipler Hasankeyf’ten son noktaya kadar toplam 50-60 dolara sizi götürüyor. Bir jipe yüklerle birlikte 5 kişi binebilir. Jiplerin ulaşabildiği son noktadan sonra katır isterseniz Hasankeyf dağ evine söyleyin, onlar gerekli görüşmeyi yapacaktır.

Yalnız burada kararınız net olsun. Bir isteyip bir istememek gibi durumlar ülke puanımızı düşürüyor. Sadece dağlarda değil lokantalarda da verdiğiniz siparişi sakın değiştirmeyin. Kararlı olun. Aldığınız karar başkalarını da etkileyeceği için kararınızı değiştirmeyin. Türk gruplarda bu sorun var. Lütfen dikkat ediniz. Sizin her davranışınız ülke puanı olarak iyi veya kötü hepimize yazılacaktır.

İran’da Türkçe bilen insanlarla uzun süre geçireceksiniz, bizi anlıyorlar. Onların da bir beyni, bir kalbi olduğunu unutmayınız. Söylediğiniz sözlere, davranışlara dikkat edin, kırıcı olmayın. Özellikle Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki benzer veya farklı yönler komiğinize gidebilir, ancak Anadolu’da bir köye gittiğinizde, o köylünün yüzüne karşı ne biçim konuşuyorsun diye yüzüne karşı güler misiniz? Orada da gülmeyin, kırıcı olur.

Hadankeyf’ten jip kiralayıp 12 km’lik; 1 veya 1.5 saat süren çok kötü yollardan yukarılara çıkacaksınız. Yolun bittiği yerden 4 saatlik tam yük yürüyüşle 3700 rakımlı “Hesarçar” kamp yerine ulaşacaksınız. Burada başka gruplar da olacaktır. Ancak burası, Demavend ve Sabalan gibi kalabalık değil.

Hesarçar kamp yerini çevreleyen 4500 üzeri birçok zirve var. Buraya kamp atıp her gün bir veya birkaç zirveye yürüyerek çıkabilir, buz veya miks tırmanışı yapabilirsiniz. Marjikoş (4605 mt.) zirvesine ulaşana kadar Alemkuh zirvesini göremeyeceksiniz. Kamp yerinden görünen zirveler Alemkuh değil. Hesarçar kamp yerinde ilk dikkatinizi çekecek olan kuzeybatı yönündeki üçgen şeklinde sivri bir kaya zirvedir. Bu zirvenin adı “Allah’ın Parmağı”dır. Yönünüzü bu dağa döndüğünüz vakit sağınızda Marjikoş’a ve dolayısıyla Alemkuh’a giden patikayı görürsünüz.  Aslında Alemkuh’a giden birçok patika var. Allah’ın Parmağı’nın hemen altındaki daralan vadi de kıvrılarak Alemkuh’a gider. Ancak burayı tercih etmeyin. Yukarıdan giden dağcılar üzerinize taş düşürebilir.

Bu patikaları takip ederek zirveye ulaşabilirsiniz. Grup hızınıza göre kamp yerinden zirve 5-7 saat arasında değişir. Biz sabah 06.30’da başladık ve 13.30 civarı zirveye ulaştık. Jiplerin ulaştığı yerden Hesarçar’a 4 saat yürüdüğünüzü düşünürsek, ortalama 10 saatlik bir yürüyüşle zirveye ulaşılıyor denebilir. Bölge yemyeşil. Her mevsim kar olan bir yer olduğu belli. Demavend’e göre su sorunu yok. Dağda kükürt olmadığı için derelerden akan sular içilebilir. Hesarçar kamp yeri, gürül gürül derelerin olduğu bir yer. İnsanlara çok uzak ve çok yüksek olduğu için keçi, koyun, inek hiçbir şey yok. Yani sular rahatlıkla içilebilir.

Dönüş yine aynı yerden olacak. Döneceğiniz zamanı jiplerinize bildiriniz. Geç kalma konusunda onların opsiyoları hep olur. Gelmediniz diye gitmezler, beklerler. Sizin de jipten başka çareniz yok. Dağa gelmek ya da dağdan dönmek için jip kullanmanız mecburi. Yürüyerek dağa yaklaşmak fazladan iki veya üç gün yük taşımak demek.

Başta İran Dağ Arama ve Kurtarma görevlisi rehberimiz Mostafa Rastad’a, Türkiye Dağcılık Federasyonu’na, İran Dağcılık Federasyonu’na, kulübüm Zirve Dağcılık’a ve Değerli Başkanım Orhan Kozan’a, Reneh dağ evindeki Rasul’a, Reza Amca’ya ilgi ve yardımlarından dolayı teşekkür ederiz.

Mehmet GÜLTEKİN

2 – 3 / Temmuz 2018 Alemkuh Tırmanış Raporu