Tanrı Dağları’ndan bir görünüm ve Han Tengri zirvesi

Keçe Kırgız yurtlarından bir tanesi

TANRI DAĞLARINA YOLCULUK

Uçuş Bilgileri en alttadır.

Türk yurtlarını gezmeye, atalarımızın tinini ziyarete devam ediyoruz. Bu yazki durağımız Tanrı Dağları – Kırgızistan.

Kırgızistan bizden vize istemiyor.

Başlangıç: 03.07.2019

Bitiş: 13.07.2019

                                                                                       Buluşma Yeri: Bişkek Havaalanı

Kişi başı katılım ücreti: 720 dolardır.

Yanınıza harçlık olarak 300 dolar alırsanız yeterli olur. Ancak orada mutlaka almak isteyeceğiniz şeyler olacaktır. Yanımıza kamp malzemesi olarak sadece uyku tulumunu alacağız. Çadır ve mat götürülmeyecek.

Etkinlikte 17 km’lik Saymalıtaş çıkış inişi ve 2 gün sürecek olan dağ çıkışı inişi etkinliğine katılmak istemeyenler, yerine göre yaylalarda veya dağlarda zaman geçirebilecekler. Bunun için Kırgız dostlarımız ayarlama yapacaktır.

 

Kırgız kültürü

Atlı gezi yapacağız…

     KATILIM ŞARTLARI:

Biraz sert gibi oldu şartlar, ama sert değil. Anlaşılması için net yazdım. Çünkü kolay gidilebilen bir yere gitmiyoruz. Ayrıca Tanrı Dağları’na giden bir kişi oraların ruhunu yaşamaya gittiği için onun iç huzurunu bozacak bir olumsuzluğa yol açmamak için şartlar şimdiden bilinsin.

  1. Ben ve Kırgızistanlı kılavuzumuz, programda gerekli gördüğümüz veya zorunlu kaldığımız durumlarda değişiklik yapabiliriz. Katılımcılar bunu kabul etmiş sayılırlar.
  2. Gittiğimiz yerlerdeki soydaşlarımızın inançlarına, geleneklerine ve aksanlarına saygılı olmak durumundayız. (Onların yanında bazı sözcüklerin Kırgız Türkçesindeki söyleyişlerini duyduğunuz zaman -olabilir- gülmemeliyiz. Bunun kırıcı bir davranış olduğunun farkında olmayan insanların bizim aramızda işi yoktur. Diğer şart, onlara kendimizden bahsetmemek. Onlara kendimizi anlatmaya değil, onları anlamaya, onları öğrenmeye gittiğimizi unutmayınız.
  3. Kılavuzları gereksiz ve yanıtı işinize yaramayan sorularla bunaltmamak.
  4. Programa sadık kalmak. “Şunu yapmayalım, oraya gitmeyelim, buraya gidelim, burada durmayalım…” gibi isteklerde bulunmamak. “Şuraya neden gittik, bunu neden yaptık, gene neden durduk, burada niye durduk…?” gibi sorgulamalarda bulunmamak. Programı okuyunuz.  Etkinliğimiz aynen gerçekleşecektir. Rahat olunuz. Sorun çıkarmaya çalışanlar, negatiflik yayanlar, bu tip manevi anlam yüklü gezilere katılmazlarsa sevinirim.
  5. Bu bir kültür gezisidir. Başka amaçlarla gelmek isteyenler sakın gelmesin.
  6. Konfor arayanlar gelmesin. Dağ bayır gezeceğiz. Yorulacağız.
  7. O bölgeye Türkiye’den giden nadir gruplardan olacağımız için bunun “köklerin ziyareti” olduğunu unutmamalıyız.
  8. O dağların güzelliklerini seyretmek yerine telefona bakacak olanlar, internetten Türkiye haberleri okuyacak olanlar, Türkiye’den kopamayacak olanlar gelmesin. Orada, oraları ve oradaki anı yaşamak için gidiyoruz. Kafanız Türkiye’de kalacaksa gelmeyiniz. Hele de politika konuşanlar kesinlikle gelmesin. Biz oraya değişik duygularla gidiyoruz, o duyguları kimseye deldirtmeye niyetim yok.
  9. Grup sayımız en çok 25 kişi olacaktır.

Türkistan’ın (Ortaasya) kutsal dağları olan Tanrı Dağları’nda 11 gün geçireceğiz.

Oluşabilecek her türlü olumsuzluk, kaza, sakatlanma, yaralanma, ölümle sonuçlanabilecek hastalıklar, kazalar, sakatlıklardan katılımcılar kendileri sorumludur. Etkinlik düzenleyicisi veya kılavuzlar, bu istenmeyen durumlardan sorumlu değildir. Katılımcılar, bunları kabul ederek katıldıklarını otomatik olarak teyit etmiş olurlar.

ŞİMDİ GEZİMİZDEN BAHSEDELİM

Kırgızistan topraklarının %95’i Tanrı Dağları içinde… Tanrı Dağları’nda atalarımızın ruhu ile başbaşa kalacağımız bu etkinlikte, içinde Tanrıdağları’nın en çok dağcı ağırlayan 4552 rakımlı Atsız (Uçitel) zirvesine de teknik olmayan bir çıkış yapacağız. Bu dağ Ala Arça (Ala Ardıç) Ulusal Parkı içinde. Dolayısıyla Ala Arça Ulusal Parkı da etkinliğe katılmış oldu. 2200 metreye araçla, oradan 6 saatlik yürüyüşle 3400 mt. Raztek Kampına ulaşıp orada kulübede 1 gece kalacağız. Oradan 6 saatlik yürüyüşle zirveye ulaşıp geri ineceğiz.

Eski Türk kültürü ile ilgilenen, köklerini arayanlar için düş gibi bir etkinlik olacak.

3000 m yükseklikteki Songköl ‘de atalarımız gibi ata binip gezeceğiz.

Keçe Kırgız çadırlarda konaklayacak canlı olarak Kırgız sanatçılardan halk müziği dinleyerek binlerce yıl öncesine gideceğiz.

Dağ gölleri cennetidir Kırgızistan…

Tanrı Dağları’nın arasındaki düzlükler…

Özel eğitimli kuşlarla yapılan av törenlerine katılacağız.

Kırgız mutfağını tanıyacak, milli içkimiz olan kımızın yapılışını görecek ve doya doya kımız içeceğiz. Taze kımızın tadına doyulmaz.

Tanrı Dağları’nın etkileyici görüntüsü eşliğinde doğa yürüyüşü yapacağız.

Dünya edebiyatının en güçlü adlarından Cengiz Aytmatov’un evini ve kurganını ziyaret edeceğiz.

Fergana Vadisi’nde Karahanlı dönemi Türk kalıntılarını ziyaret edecek genellikle asfalt olmayan yollardan ve 3000 rakımlı görselliklerle dolu dağ geçitlerinden geçerek 935 km yol yapacağız. Fergana’da Karahanlıların kurucu boylarından olan Karluk Türkleriyle tanışacağız.

Aytmatov’un “Dünyanın Gözü” dediği Issık Köl’de yüzecek, gölün yanındaki Bokönbayev köyünde gezi, keçe çadır konaklaması yapacağız.

Dolu dolu geçecek olan etkinliğimiz 9 gece 10 gün sürecektir.

Uçitel yazan yeni adı ile Atsız zirvesine yürüyerek çıkılıyor. Teknik değildir. Dileyenler dağa çıkmayıp yaylada vakit geçirebilir.

Etkinliğimiz Türkiye Türkçesini iyi bilen Kırgız kılavuzlar tarafından yürütülecektir.

Bişkek’e İstanbul’dan direk uçacağız. Oradan Oş’a uçup gezimize Oş’tan başlayacağız. Oş’tan gezerek 10 gün sonra Bişkek’e döneceğiz. Bişkek’te etkinliğimiz bitecek olup buradan istediğiniz zamana dönüş biletlerinizi alabilirsiniz.

     GÜNÜ GÜNÜNE TANRI DAĞLARI GEZİSİ

Ata Topraklarını, Kırgızistan’ı Keşfet!
Zamanın donup kaldığı, eski Türk konar-göçer düzenin hala devam ettiği, tarihte Türkler tarafından ‘cennete açılan kapı’ olarak görülmüş Tanrı Dağları’nı keşfetmeye, oranın havasını solumaya gidiyoruz.

Eski türk kültürü ile ilgilenen, maceraperest, fiziksel durumu iyi ve “standart lüks” aramayıp ortamın gerçek koşullarına uyan gezginler için düzenlediğimiz bu gezide:
– Obalarda göçebeliğin dokusuna dokunacaksınız;
– Dünyanın en büyük açık hava petroglif galerisi, eski Türk tarihine ışık tutan Saymalı Taş’taki petroglifleri yerinde göreceksiniz;
– Deniz seviyesinden 3000 m. yükseklikte ağaçsız bir dağ yaylasında yerleşik bir dağ gölü Soŋköl’ün (Son Köl) kıyısında at koşturacak, geceleyin çok yakın ve parlak görünen Samanyolu’nu gözlemleyeceksiniz;
– Kırgızistan’ın simgesi haline gelen keçe çadırda geceleyeceksiniz;
– Yerel sanatçılardan Kırgız millî müziği dinleyeceksiniz.
– Geleneksel av gösterisine katılacaksınız.
– Kırgız mutfağıyla tanışacak, yaylada at sütünden yapılan şifalı içecek kımızı tadacak ve hazırlanışına tanık olacaksınız.
– Tanrı Dağları’nda doğa yürüyüşü veya at gezileri yaparken tertemiz havayla birlikte heybetli dağlardan gelen huzur verici yaşam enerjisi ile dolacaksınız.

Bu yurtlarda konaklayacağız…

Kırgız Yurdu içi…

Etkinlik Süresi: 10 gün 9 gece. Gidiş geliş ile 12 gün.

1. Gün:  (3 Temmuz 2019) Akşam seferiyle İstanbul-Bişkek uçak yolculuğu.

2. Gün: (3 Temmuz 2019) Sabah erken Bişkek havalimanına iniş. Ardından hemen Bişkek-Oş iç hat uçak yolculuğu ile Oş’a varış. Havalimanından konukevine geçiş. 1,5-2 saatlik dinlenme sonrası Oş gezisi: Kent merkezi turu ve kutsal Süleyman Dağı ziyareti. Öğle ve akşam yemeklerini yerel lokantalarda yiyoruz (Kırgız ve Özbek mutfağı). Oş’ta konaklama.

3. Gün: (4 Temmuz 2019) Oş – Özgön – Kazarman (270 km) Konukevinde kahvaltı ettikten sonra Kazarman’a doğru yola çıkıyoruz (270 km). Yolda Fergana vadisinin doğu ucunda bulunan Özgön (Özkent) kentinde Karahanlı mimari eserleri ile tanışıyoruz (Özgön Minaresi ve hükümdarların türbeleri). Ayrıca, yerel lokantada sadece bu yöreye ait meşhur Özgön pilavını tadımlıyoruz. Yola devam. Kazarman’a varmak kolay olmayacaktır. Büyük bir kısmı asfalt olmayan yollardan seyreden güzergahımız üzerinde rakımı 3000 metre üzerinde iki tane dağ geçidini geçerek, Kazarman’a varıyoruz. Konukevinde dinlenme. Akşam yemeği ve geceleme konukevinde.

4. Gün: (5 Temmuz 2019)  Kazarman – Saymalı Taş tırmanışı – Kazarman. Kahvaltımızı erken yapıp, Saymalı Taş’a yürüyüşümüzün başlayacağı noktaya arabayla ulaşıyoruz (40 km). Yaklaşık tüm gün sürecek yürüyüşümüzde gidiş – dönüş 17 km yol kat edeceğiz. Öğle yemeğini kumanya şeklinde dağda yiyoruz. Akşam saat 21:00 gibi Kazarman’a dönüyoruz. Akşam yemeği ve geceleme konukevinde.

5. Gün: (6 Temmuz 2019) Kazarman – Son Köl (170 km) Erken kahvaltı sonrası Kırgızistan’da hala devam eden göçer-konar kültürün en sade halini deneyimleyebileceğiniz, İç Tanrı Dağları koynunda yer alan Son Köl (aynı anda gölün de ismi) yaylasına doğru yola çıkıyoruz. Büyük bir kısmı asfalt olmayan yollardan seyreden güzergahımız üzerinde rakımı 3000 metre üzerinde harika panoramik görüntülere sahip iki tane dağ geçidini geçerek, Son Köl’e varıyoruz. Bugün, bin yıllar önce atalarımız tarafından icat edilmiş ve günümüze kadar kullanılagelmiş, göçer-konar kültürü devam ettiren Avrasya halkları arasında Kırgızistan’ın simgesi haline gelen keçe çadırlarda dinleneceğiz, yemek yiyeceğiz ve atalarımızın yaşadıklarını bizzat yaşayacağız. Öğle yemeğini yedikten sonra dileyenler ile at sürüşü yapacağız. Ayrıca, at sütünün fermente olması sonucu hazır hale gelen kımızı tadımlayacağız.

6. Gün: (7 Temmuz 2019)  Son Köl – Bökönbaev (Isık Göl) (260 km) Keçe çadır kampında kahvaltımızı edip, Kırgız göçer-konar kültürünün en güzel örneklerinin yaşatılmaya çalışıldığı bir diğer köye, dünyanın ikinci büyük dağ gölü Isık Göl’ün kıyısında bulunan Bökönbaev köyüne doğru yola çıkıyoruz. Öğle yemeğini yol üzerindeki Koçkor kasabasında, yerel lokantada yiyoruz. Bökönbaev’e varış ve keçe çadır kampına yerleşme. Günümüzün en heyecanlı anları, Kırgızlarda ata mesleklerinden biri olarak günümüze kadar korunmuş kartal ile avlanma geleneğinden örnek gösteri ve akşam yemeğini takiben geleneksel Kırgız müziği dinletisi olacaktır. Geceleme keçe çadır kampında.

7. Gün: (8 Temmuz 2019) Bökönbaev (Isık Göl) – Bişkek (300 km) Kahvaltı. Isık Göl’e girmek, berrak sularında yüzmek isteyenler saat 11:00 kadar göl kenarında suya girebilir, vakit geçirebilirler. Ardından keçe çadır kampında duş alıp, öğle yemeğini yiyip, Bişkek’e doğru yola çıkıyoruz.
Bişkek’e varış. Otele yerleşme. Şehir lokantaların birinde akşam yemeği. Otelde geceleme.

İpek yolu üzerinde bir kervansaray…

8. Gün: (9 Temmuz 2019) Bişkek – Ala Arça (35 km) – Ratzek kampı. Otelde erken saatlerde kahvaltı edip, Bişkek’in 35 km güneyinde yer alan Ala Arça Milli Parkı’na varıyoruz. Arabanın bıraktığı yerden (2200 m) 6,5 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yaklaşık 3400 m yükseklikte bulunan Atsız (Uçitel) dağı ana kampı olan Ratzek Dağcı Kampı’na doğru yürümeye başlıyoruz. Orta hızda yaklaşık 5-6 saat sürecek yürüyüşün ardından kampa varıyoruz ve kulübeye yerleşiyoruz. Öğle yemeği kumanya şeklinde kampta. Dileyenler yemek sonrasında Ak Say buzuluna kadar gidip gelebilirler. Akşam yemeği kampta. Geceleme kulübede.

9. Gün: (10 Temmuz 2019) Ratzek kampı, 3400 m – Atsız (Uçitel) zirvesi, 4530 m – Ratzek Kampı – Bişkek. Güneş doğmadan saat 06:00 kamptan çıkıyoruz ve Kırgız Ala Too sıradağının en bilinen ve en çok tırmanılan zirvelerinden Atsız (Uçitel) Zirvesi’ne doğru tırmanmaya başlıyoruz. Hava koşullarının iyi olması halinde orta hızla 5-6 saatte zirveye ulaşıyoruz. Öğle yemeğini zirvede yiyoruz ve Kırgız Ala Too sıradağının diğer zirvelerine açılan panoramayı fotoğrafladıktan sonra inişe geçiyoruz. Yaklaşık 3-4 saat sürecek iniş sonrası Ratzek Dağcı Kampı’na ulaşıyoruz. Ardından kampta kalan eşyalarımızı alıp, Ala Arça Milli Parkı’nda bizi bekleyen arabaya doğru iniyoruz (2-3 saat). Araba ile otele ulaşıyoruz. Üstümüzü değiştirip, yerel lokantada akşam yemeği yiyoruz ve otele geçiyoruz, dinleniyoruz.

10. Gün:  (11 Temmuz 2019) Bişkek. Bugün başkent Bişkek’i geziyoruz. Ziyaret edeceğimiz mekanlar arasında büyük yazar Cengiz Aytmatov’un müze evi, Ala Too Meydanı ve etrafı, kent sakinlerinin gözde mekanı Erkindik Bulvarı, meşhur Oş Pazarı. Öğle ve akşam yemeklerini yerel lokantalarda yiyoruz. Geceleme otelde.

11. Gün:  (12 Temmuz 2019) Etkinlik dışı gün. Son gece otel masrafını herkes kendisi ödeyecek. Etkinliği bu şekilde ayarlayabildik. Başkent’te istediğiniz gibi takılıp alış-veriş yapabileceğiniz gün.

12. Gün: (13 Temmuz 2019) Bişkek-İstanbul sabah seferiyle İstanbul’a dönüş.

Ücrete dahil olanlar:
 Programda belirtilen yerlerde otelde, konukevinde çift kişilik ve keçe çadır kampında 2 ve 3 kişilik kahvaltı dahil konaklama
 Ratzek Dağcı Kampı’nda geceleme.
 Programda yer alan tüm transferler (havaalanında karşılama ve uğurlama dahil)
 Türkiye Türkçesi kılavuzluk hizmeti
 Tüm müze ve ören yeri girişleri
 Son Göl’de at binme
 Bökönbaev köyünde kartal gösterisi
 Bökönbaev köyünde Kırgız müziği gecesi
 Uçitel (Atsız Zirvesi) Zirvesi’ne rehberli tırmanış

Ücrete dahil olmayanlar:
 İstanbul-Bişkek-Oş ve Bişkek-İstanbul uçak biletleri
 Tur boyunca öğle ve akşam yemekleri
 Ratzek Dağcı kampında kahvaltı, öğle ve akşam yemeği
 Programda belirtilmeyen aktiviteler ve etkinlikler

Süleyman Dağı kutlu yeri

Tanrı Dağları’nın kucağıda Esik Köl

Sulayman Too (Süleyman Dağı)
Oş şehrinin merkezinde yükselen ve Süleyman Dağı anlamına gelen Sulayman Too tarihi kompleksi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Ulemâ eserlerinde, tarihi kaynaklarda ve eski elyazmalarda Allah Teâlâ’nın (C.C.) Hz. Âdemden beri gönderdiği 124 bin peygamberden 336 nebiinin Süleyman Dağını ziyaret ettiği belirtilmiştir.
Süleyman Dağı eski devirlerden beri mukaddes mekân olarak kabul edilmiştir. Dağ yamacındaki mağaralarda bulunan kaya resimleri bunu tasdiklemektedir. Yamaçlarında ve tepesinde çeşitli tarihi dönemlere ait yapılarıyla birlikte Süleyman Dağı bir tarihi ve arkeolojik kompleksi oluşturmaktadır. Bu komplekse duvarlarında petroglifler bulunan mağaralar, Taht-ı Süleyman Mescidi, Ravat AbdullahanCamii, Asaf bin Berahya Türbesi, Tarih Müzesi ve diğer ziyaretgâhlar girmektedir. Her mekân, efsanelerle sarıp sarmalanan birer hazinedir.

Özgön Mimari Kompleksi
Orta Asya’nın kadim şehirlerinden biri – Özgön (Özkent). Tarihte Soğd, Saka, Türk, Fars ve Arap kültürlerinin içiçe kaynaştığı Fergana vadisinde, başkent Bişkek’ten 600 km, ikinci başşehir sayılan Oş’tan 54 km mesafede bulunmaktadır. Yaklaşık 15 asır boyunca Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan Büyük İpek Yolu üzerindekiFergana-Kaşgar istikametinin en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak gelişti Özgön.
XII.yüzyılda Batı Karahanlı Devletinin başkenti olarak, ticaretten yanı sıra ilim ve irfan merkeziydi. Bu bağlamda kent merkezini XI. ve XII. asırlara ait mimari eser süslemektedir. Şekil itibariyle yekpare yapı gibi görünen üç ayrı bina, aslında farklı zamanlarda inşa edilen Karahanlı hükümdarlarının türbeleridir. Karahanlı klasik mimarisi misali olan bu yapıtlar, pişmiş tuğladan inşa edilmiş, duvarları çeşitli işlemelerle süslenmiştir. Yaklaşık bin yıllık zaman zarfı içinde kısmen yıpranan bu eserler, Sovyet dönemine denk gelen 70’li yıllarda onarılmıştır. Kırgızistan’ın tarihi ve kültürel sembollerinden olan bu yapıtlar, Karahanlı dönemine ait önemliesrlerdir ve dönemin sanat anlayışına ışık tutmaktadır.
Özgen şehri,günümüzde halen Fergana vadisinin önemli kültürel ve ticarimerkezi olarak değerini korumakta. Şehir merkezine süs katan Özgen Mimari Kompleksi ise,hem yerli hem yabancı turistlerin önemli ziyaret merkezi.

Saymalı Taş Milli Parkı
Saymalı Taş milli parkı Calalabad iline bağlı Toguz Toro ilçesinde bulunmaktadır. Calal Abad ilinin doğusunda, Kögart nehri boyunca uzanan parkın alanı 32050 hektardır. Parkın sınırları içerisinde 16 memeli türü, 45 kuş türü ve 1500 bitki türü kaydedilmiştir. Saymalı Taş kırgızcada «nakışlı taş» anlamına gelir. Milli parkın kültürel ve tarihi kıymetini kaya resimleri teşkil etmektedir. Kaynaklara göre 90000 civarında kaya resmi bulunduran ve UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’nde yer alan Saymalı Taş, Orta Asya’nın en büyük açık hava petroglif galerisidir.

Son Köl (Soñ Köl) 
Son Köl, Kırgızistan’ın ikinci büyük gölü. Narın ilinin güneydoğusunda Son Köl Too ile Moldo Too arasında bir havzada 3016 m. yükseklikte yer almaktadır. Gölün yüzölçümü 278 km kare, uzunluğu 29 km, genişliği 18 km, ortalama derinliği ise 22 m.dir. Son Köl’ü dağ akarsuları beslemektedir. Kaynağını gölden alan Son Köl ırmağı ise Narın nehrine dökmektedir. Çevrede ağaç yoktur, geniş çayırlar ise eskiden beri otlak olarak kullanılagelmiştir.

Avcı Kuşu Gösterisi
Kırgızistan, avcı kuşuyla gerçek ava çıkılan dünyadaki nadir ülkelerden.
Yırtıcı kuşu ehlileştirmek kolay bir iş değildir. Özellikle vahşi kartalı ehlileştirmek ve eğitmek çok sabır ve ustalık ister.
Kartal ile genellikle karacaya, tilkiye ve daha küçük hayvanlara ava çıkılır. İyi eğitilmiş kartal kurdu bile etkisiz hale getirebilmektedir. Hatta kırgızlarda kar leoparını almış ünlü kartallar hakkında rivayetler hala mevcut.
Kırgızistan’da kartal ile avlanma ekim ayında başlar, şubat ayında biter. Herkesin gidemeyeceği pahalı bir av çeşididir. Ancak, münüşkör ismini verdikleri söz konusu kartal eğiticilerinin becerilerini izlemek isteyenler her sene bu ata mirasını koruma amaçlı ülkenin belli yerlerinde düzenlenen avcı yarışmalarını ziyaret edebilirler. Buna ek olarak, farklı yerlerde turistler için de özel av gösterileri düzenlenmektedir. Bu tür faliyetlerde av olarak tavşan, güvercin ve tilki derisi kullanılmaktadır.

Ala Arça Milli Parkı
Ala-Arça Milli Parkı, başkent Bişkek’in 41 km güneyinde yer alan yüksek dağlık bir ulusal parktır. Kırgız Ala Too dağlarında yaklaşık 20 bin hektar alanı kapsayan park alanının yüksekliği 1500 ila 4895 m (Semenov Tyan Şanski zirvesi) arasında değişmektedir. Parkın içinden Ala-Arça nehri akmaktadır. Nehrin kıyısında piknik alanları, doğa yürüyüşü patikaları ve dağcılık kampı ile Ala Arça parkı, yılın her mevsiminde dinlenmek için güzel bir yerdir.
Not: Tanrı Dağları’nın bir parçası olan Kırgız Ala Too sıradağının Uçitel, Semenov Tyan Şanski, Korona, Boks, Komsomolski, Svobodnaya Koreya gibi bilinen zirvelerini dünyanın dört bir ucundan fethetmeye gelen dağcıların yolu bu parktan geçer.

Kımıza doyacağız…

Ala Too (Ala Dağ) Meydanı
Şehrin merkezinde geniş bir alana yayılan Ala Too meydanı, Kırgızistan tarihinin çeşitli dönemleri yansıtan anıtlar, müzeler, dört tarafı saran parklar, özellikle sıcak günlerde havayı serinleten küçük-büyük fıskiyeler, çay bahçeleri ve güzel vakit geçirmek için sunduğu diğer olanaklarıyla Bişkek’in en gözde yerlerinden biridir. 1970’li yıllarda halka açılan meydan, aynı zamanda üst düzey törenlerin, kültürel ve sosyal etkinliklerin düzenlendiği bir alandır. Tarihe “renkli devrimler” veya “çiçek devrimler” adıyla geçen ve halkın ayaklanmasıyla başlayıp iki Cumhurbaşkanının ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan kanlı devrimler (2005, 2010) de burada gerçekleşmiştir. Ala Too’nun tam ortasında Kırgız Cumhuriyetinin bayrağı yükselmektedir.

Oş Pazarı
Orta Asya’nın çoğu şehirlerinde olduğu gibi Bişkek’teki pazarlar da şehir halkının ekonomik ve sosyal yaşamında büyük önem taşımaktadırlar. Tarihi ve kültürel değere sahip Oş pazarı bunlardan biridir. Yüzölçümü anlamında Dordoy’don sonraki ikinci pazardır ve 1980li yılların başında yıkılan Ala Arça kolhoz pazarının yerinde Oş şehrinden gelen işçilerin yardımıyla yapılmıştır. Bu yüzden ismi Oş pazarı olmuştur. Burada günlük gıdadan ev eşyalarına kadar herşeyi bulmak mümkün. Taze meyve ve sebze, kuruyemiş ve hatıra eşyaları reyonları turistlerin gözde yerlerinden.

UÇUŞ BİLGİLERİ:

Başka havayolları 400 tl aşağıya gidiyor. Moskova aktarmalı. İsteyenler, en geç 3 Temmuz sabahı 08.00’ta Bişkek Havaalanında(FRU) olacak şekilde biletlerini daha uygun fiyata başka firmalardan alabilirler. Normal şartlarda uçuş bilgilerimiz:

THY ile…

GİDİŞ
3 Temmuz çarşamba 2019 – 00.40 ıst. – 08.45 Bişkek varış.

DÖNÜŞ:

13 Temmuz 2019 – Bişkek 10.25 çıkış – 13.25 İstanbul varış.

Ya da Pegasus ile… 1600 tl şu anda.

02 Temmuz 2019 Salı 21.05 İstanbul – Bişkek

13 Temmuz 2019 sabah 06.20 Bişkek – İstanbul

Mehmet GÜLTEKİN

+90 543 698 26 98

styxdiablos@hotmail.com

Rotamızdan… Küpe Çuru ve Halkalıkaya Zirvesi

Gidengelmezler’in içindeki yol ağlarından biri…

Gidengelmezler’in arasına sığınmış çok eski bir yol…

İçinde ne çok hikayesi var gidengelmezlerin…

Gidengelmez Dağlarında başını alıp gitmek…

Tarih: 17-18-19-20 Mayıs 2018

Buluşma Yeri: Konya Otogarı

Buluşma Saati: 17 Mayıs 2018 sabah saat: 08.00

Çadır kamplı

Yiyecek-içecek kısmını herkes kendi halledecek.

 

Gidengelmez adı, o bölge insanının bu dağlara takmış olduğu addır. Tam sınırlarını kimse bilmemektedir. Yörede, “Taşları keskin olan her yer.” olarak tanımlanır. Seydişehir’in güneyinden yükselmeye başlayan bu dağların her zirvesinin kendine özgü bir adı vardır. Yalıncak Dağı, Küpe Dağı, Kalafat Dağı, Akdağ gibi. Seydişehir’in Maden Köyü, Elmasut Yaylası, Eşek Çukuru Yaylası, Değirmenlik Yaylası, Akseki’nin Değirmenlik Köyü, Süleymaniye Köyü gibi yerleşimleri de içinde barındıran bu dağ karmaşası içinden Romalılar tarafından yapılmış olan Via Sebaste Yolu da geçmektedir. Yürüyüşümüzün ilk gününde bu yolun başlangıç noktasından başlayarak 20 km kadar yürüyeceğiz.

  1. GÜN: Kültür günü. Sabah 08.00’da Konya Otogarı’nda buluşma. Buradan Seydişehir’e hareket. Seydişehir’de alışveriş ve yemek molası. Ahmet Yesevi’nin hocası olan Arslan Baba’nın torunu olan Yesevi erenlerinden Harun Veli Hazretlerinin 800 yıllık külliyesinin gezilmesi. Buradan 11.30’da parkur başında olacak şekilde Seydişehir’den çıkılacak. Aynı gün Gidengelmezlerdeki bir efsanenin izini sürmeye Arvana (Ad Luvicedir.) Köyü’ne gideceğiz. Bir efsanenin gerçek izlerini göreceğiz. Arkeolojik hiçbir inceleme başlatılmamış olan tarihi kalıntıları görerek şaşıracağız. Aynı gün Türkiye’nin en uzun mağarası olan Tınaztepe Mağarası’nı ziyaret edip gidiş-dönüş toplamda 3600 metre mağara içinde yürümüş olacağız.
  2. GÜN: Araçlarla Maden Köyü’ne hareket. Maden Köyü (Elmasut), Fakir Baykurt’un Köygöçüren romanında geçen bir köydür. Buradan zirvesinde 44 Homonad kalesinden biri olan Yalancı Dağı zirvesine çıkacağız. Bu zirve faaliyeti 3 saat çıkış 3 saat iniş şeklinde olacaktır. Dağın kuzey doğusundan çıkıp, güney-batısına ineceğiz. Bu dağın tepesindeki yıkıntılardan dolayı dağın zirvesine Maden köylüleri, Yalancı Şehir demektedir. İndiğimiz yerde Via Sebaste Roma Yolu geçmektedir. Buradan araçlarımıza binip Mor Çukura kamp yapmaya gideceğiz.
  3. GÜN: İki günlük parkurun ilk günü. Mor Çukur – Togayalanı – Şakiroğlu Çeşmesi (20 km) parkurumuzun yürünmesi. Göçerlerin kullandığı tamamı patika olan bu yol, Gidengelmezlerin içindeki yol ağlarından biridir. Bu parkur ilk defa yürünecektir. Genelde 1800 – 2200 mt. aralığındaki yükseklikte geçecektir.
  4. GÜN: Şakiroğlu Çeşmesi – Küpe Çukuru – Gökçehüyük Barajı Parkurumuzun Yürüyüşü (20 km) Yolumuzun üzerinde olan Halkalıkaya zirvesini de gerçekleştirmiş olacağız. Küpe Çukuru’nda yılkı atlarını göreceğiz. Burası, kayalık Gidengelmezlerin içinde 2000 rakımda yemyeşil, düzlük bir alan.

İRTİBAT İÇİN: Mehmet GÜLTEKİN

styxdiablos@hotmail.com

5436982698

 

Saka (Yunancası İskit) Türklerinden kalma dikilitaşlar.


Gök Tanrı’ya uzanan at çakı…

ATAYURDA YOLCULUK / ERGENEKON YÜRÜYÜŞÜ

ALTAYLAR – 2018

Tarih: 30 Temmuz, Pazartesi – 12 Ağustos Pazar 2018 

Malzeme Listesi:

Yağmurluk

Ocak (Kartuşu Altay’dan alacağız.)

En az 5000 yıllık Türk petroglifleri

Çiketaman Aşıtı’nda calama bağlarken

Çatal, kaşık, bıçak, tabak(Oradan plastik alabilirsiniz, bu daha mantıklı olur.)

Kısa kollu yazlık giysiler.

Akşam için bir mont.

Program: 31 Temmuz sabahı Novosibirk’e inmiş olacağız.

1.GÜN: 31 Temmuz 2018 – Rus simkartlarımızı buradan alacağız. 12 GB’lik internet paketi 4 dolar. vatsap üzerinden istediğinizle görüşebilirsiniz. Sibirya içinde, Novosibirsk – Barnaul – Biysk 11 saatlik yataklı tren yolculuğu.(ücrete dahil)

Karakol vadisindeki bir petroglif

Karakol Vadisi’ndeki binlerce yıllık Türk mezarları

                                           Biysk’te tren yolu bitiyor.

2.GÜN: 01 Ağustos  2018 – Türkiye saatiyle sabah 8’de Altay’ın kapısı Biysk’e iniyoruz. Biysk’te rehberimizle buluşup Altay’ın başkenti Gorno-Altaysk’a gidiş. Tüm gün Anohin Müzesi gezilecek. Türk tarihine ve kültür köklerine ışık tutan yüzlerce, binlerce eser göreceğiz. Günün kalanını Gorno-Altaysk’ta serbest gün olarak değerlendireceğiz. Hostelde konaklama.

Kutsal bir taş, üzerinde kaya resimleri var. Dilek taşı olmuş.

  1. 3.GÜN: 02 Ağustos 2018 – Dokuz gün sürecek bir yolculuk için hostelden araçlarımıza yerleşme. Mayma Köyü’nde ocaklarımıza kartuş alma (herkes kendi satın alacak)  ağaçlara bağlamak için “calama” alma. Çemal köyüne gidiş. Çemal’de Katun (Kadın – Hatun) Nehri kenarında 3 saatlik bir yürüyüş. Bu, Altay’da ilk yürüyüşümüz olacak. Buradan Calmungu Ajut’ına (Aşıtı’na) geçip buradan Gök-Tanrı’ya sunulan kansız kurbanlardan olan calama-yalama (bez) ların bağlanarak Tuyekda köyüne geçiş ve burada Ursuu Nehri kenarındaki bungalovlara yerleşme. Buradan sonra günlerce Eski Türk Tarihi içinde bulacaksınız kendinizi.  Yol boyu dikilitaşlar, kaya resimleri, kurganları ziyaret ederek gideceğiz.

    İslam öncesi Türk destanlarında en çok görülen motif Bozkurt motifidir.

4. GÜN: 03 Ağustos 2018 – Tuyıkda Köyü’nde Tuyekda Kurganlarını ziyaret; Üç-Enmek Ulusal Parkını, Bicikti-Bom köyünü-Karakol vadisini ve İskit döneminden kalma Türk hakanlarının, teginlerinin kurganlarını ziyaret. Eğer zamanımız izin verirse buradan Türk tarihi açısından önemli bir yer olan Üst-Koksa’ya geçiş. Çünkü Üst Koksa ile Karakol Vadisi arası 200 km’nin üstünde. Altay’ın yemyeşil ormanları Üst-Koksa’da yok. Plato Altay’ın genelinden farklı bir görüntüde. Farklı bir duyguya kapılacağız. Üç-Enmek dağları Terekta’ya çıkıp Altay’ın en yükseği Üç-Sümer (Kadınbaşı) dağının karlı doruklarını göreceğiz. Üst-Koksa platosunda ıssızlığın ortasında bir gün kamp yapacağız.

Gornoaltaysk’tan çıktıktan sonra 1. günkü konaklama yerimiz. Karşıdaki bungalovlardır.

Calmungu Aşıtı

 

5.GÜN: 04 Ağustos 2018 – Onguday kentine geçiş. Onguday Vadisi, birçok Türkologa göre Ergenekon adlı yerdir. Kaynaklar, Ergenekon’un Kuzey Altay’da olduğunu belirtirler. Gerçekten de bulunduğumuz yer olan Kuzey Altay’da Ergenekon olması muhtemel birçok yer göreceğiz. Onguday bunlardan biri. Onguday’dan Kalbak-taş’a geçeceğiz. Kalbak-taş tören yerini, kaya resimlerini (Petroglifler ki bunlar 1.500 – 13.000 yıllık Türk kaya resimleridir.) ziyaret edeceğiz. Buradan hala kaynamakta olan bir gayzer gölünü ziyaret edeceğiz ve gölün içindeki kaynamanın oluşturduğu şekilleri göreceğiz. Çuy Irmağı kenarında kamp.

6. GÜN: 05 Ağustos 2018 Buradan Moğolistan sınırına 80 km uzaklıkta olan Koş-Ağaç’a geçeceğiz. Koş-Ağaç rayonu Moğol çölünün başladığı yerdir. Çöl deyince arap çölleri gibi düşünmeyin sakın. Kımızın en lezzetlisini burada içeceksiniz. Ak-Turu’ya geçiş. Ak-Turu Türk tarihi açısından en önemli yerlerden biri. Moğol sınırına 30 km yaklaşmış olacağız. Bu gün Gobi Çölü’nün ortasında kamp. Mümkün olursa kırmızı toprak olan çölde kamp.

Çemal’den Kamlak’a geçerken, köprüden…

Altay geleneksel evi “ayıl”. Çemal’de.

7.GÜN: 06 Ağustos 2018 – Gobi Çölü’nden Ulağan’a araçlarımızla hareket. Ulağan’ın çıkışına araçlarımızla gidip oradan Dolino Pazırık (Pazırık Vadisi’nde) Yürüyüşü. (7 km) Programın en etkileyici günlerinden biri olacaktır. Çünkü, bizim tespit ve çıkarımlarımıza göre  atalarımızın buralardan veya bu güzergahtan giderek Ergenekon’a (Katu Yaruk) sığınmış olma ihtimalleri çok yüksektir. Türklerin Ergenekon’a gidiş yürüyüşü olacaktır bu yürüyüş. Altay Dağları manzaralarına doyarak ve atalarımızın hatıralarını yad ederek harika bir yürüyüş yapmış olacağız. Katu Yaruk’un başında Kök Tengrisi için törenimizi yaptıktan sonra Katu Yaruk’un başından aşağıya nefis bir patikadan Ergenekon’dan çıkış patikasından yürüyerek ineceğiz.(3 km) İsteyenler araçla geçebilir burayı. İniş sonrası araçlarımıza binip Katu-Yaruk (Çulışman Vadisi – Ergenekon)’ta Çulışman Nehri kenarında bungalova yerleşme. Akşam Altay’ın yerel sanatçılarından birinin vereceği “kayçı konseri”ni dinleyeceğiz.

8.GÜN: 07 Ağustos 2018 – Ergenekon Vadisi geçişinin devamı – Yokuşu inişi olmayan yemyeşil bir vadide Çulışman Irmağı’nın kenarında şelaleri izleyerek, derin bir vadinin içinde durmak istediğimiz yerlerde dura kalka araçlarımızla ilerleyeceğiz. Arazi araçlarının bile zorlukla ulaşabildiği, dünyada ulaşımı en zor olan yerleşimlerden biri olan Koo Köyü’nden ve Balıkça/Balıkçı Köyü’nden geçeceğiz. Altıngöl’e ulaşınca buradan tekne ile Artıbaş ve İoğaç köylerine geçiş. Tekne ile gölde uğranacak 3 farklı şelaleye de (Altay’da şelaleye uçansu denmektedir.) kısa yürüyüşler yapacağız, bu uçansuların kazanlarında yüzeceğiz. Akşam Artıbaş’a ulaşarak orada otele yerleşme.

Burası Çemal

Balıkça Köyü, dünyadaki ulaşılması en zor yerlerden biri… Ergenekon’da bir köy…

9.GÜN: 08 Ağustos 2018 Artıbaş ve İoğaç gezisi. Aynı günün akşamına doğru yolcu otobüsü ya da dolmuşlarla Gornoaltaysk’a dönüş. Hostele yerleşme. Akşam, başkentte serbest zaman.

Ergenekon’un melekleri…

Altıngöl’ün güney ucuna ulaşmak ve orayı görmek çok az kişiye özgüdür.

 

10.GÜN: 09 Ağustos 2018 – Gornoaltaysk’ta alış-veriş, fotoğraf, gezme için serbest zaman. Müzeyi tekrar doyasıya gezmek isteyenler olacaktır. Gornoaltaysk’ta aynı hostelde geceleme.

11. GÜN: 10 Ağustos 2018 – Novosibirsk’e dönüş. Gece saatlerinde hostele yerleşme.

12.GÜN:  11 Ağustos 2018 – Müzelerin gezilmesi ve kent gezisi. Akşam serbest zaman. Aynı hostelde konaklama.

13. GÜN: 12 Ağustos 2018 – Dönüş günü. Uçuş zamanına kadar kentte gezi, spor ve outdoor mağazalarının dolaşılması ve alış-veriş.

 

Ergenekon (Çulışman) Vadisinde…

Kötü ruhları kovalamak amacıyla Anadolu’da da yapılan bir gelenek.

Katılım Şartları:

Biraz sert gibi oldu şartlar, ama sert değil. Anlaşılması için net yazdım.

  1. Ben ve Altaylı rehberlerimiz programda gerekli gördükleri veya zorunlu kaldıkları durumlarda değişiklik yapabilirler. Buna itirazı olanlar gelmesin.
  2. Gittiğimiz yerlerdeki soydaşlarımızın dini inançlarına ve aksanlarına saygılı olmak durumundayız. (Onların yanında bazı sözcüklerin Altay Türkçesindeki söylenişlerini duyduğunuz zaman -olabilir- gülmemek ve kendi inançlarınızdan onlara bahsetmemek.)
  3. Rehberleri gereksiz ve yanıtı işinize yaramayan sorularla bunaltmamak.
  4. Programa sadık kalmak. “Şunu yapmayalım, oraya gitmeyelim, buraya gidelim…” gibi isteklerde bulunmamak. “Şuraya neden gittik, bunu neden yaptık.” gibi sorgulamalarda bulunmamak.
  5. Olumsuzluklar olabilir. Bu olumsuzlukları, her yakaladığı kişi ile paylaşarak onları da kendi negatifliğine çekmeye çalışmamak. (Böyle biri kesinlikle gelmesin. Bunu birinin yaptığını gördüğüm zaman, dünyanın öte ucu demem kendisini orada bırakırım.)
  6. Bu bir kültür gezisidir. Rusya’ya gidiyoruz diye başka amaçlarla gelmek isteyenler sakın gelmesin. Kimsenin ne yaptığı bizi ilgilendirmez. Ancak içip içip sarhoş olacaksanız, grubun havasını bozacaksınız bize katılmayınız.
  7. Konfor arayanlar gelmesin. Dağ bayır gezeceğiz.
  8. O bölgeye -turizm dışında- giden ilk grup olacağımız için bunun “köklerin ziyareti” olduğunu unutmamak.
  9. Kutsal yerlerde gülüşmemek, yüksek sesle konuşmamak konusunda hiç uyarmam, oracıkta bu kişileri grubun dışına çıkarırım. Bir Müslüman’ın yanında bir başka dinden birinin camiye işemesi ne ise Altaylar için de aynı şekilde düşünülmeli, ateşe,suya, dağlara izmarit dahil hiçbir şekilde çöp atılmamalıdır. Gidince köylerin, dağların temizliğini görünce şaşıracaksınız zaten. Ateşin etrafında yürürken, ateşin solundan sağına geçmemek vs. Bunların tamamı konusunda bilgilendirileceksiniz. Lokanta harici, doğada yemek yiyeceğimiz zaman, önce dağların ve doğanın ruhuna yemek sunulacak (bir kayalığın dibine, bir ağacın dibine iyi şeyler düşünerek ekmek bırakmak) sonra kendimiz yiyebileceğiz.
  10. Kurganların, kaya resimlerinin, atalar toprağının kıymetini bilmeyenler gelmesin.
  11. Turizm firmaları aracılığı ile o toprakları görmek isterseniz, sadece rehber ücreti, kişi başı 1.400 dolar; paket halinde gitmek isterseniz bir haftalık kişi başı ücretin 6500 dolar olduğunu unutmayınız.
  12. Grup sayımız en çok 12 kişi olacaktır. Fiyat 12 kişi için geçerlidir. Bu sayı en fazla 18’e çıkabilir. 12. Kişiden sonra katılanlar için yeniden görüşme yapacağım için onlar fazla ücret ödeyebilirler. Katılımcı sayımızın 18’in de üzerine çıkması, Altay’daki rehberlerimizin kabulüne bağlıdır. Çünkü gideceğimiz yer için alınacak izin süreleri, kiralayacağımız 4×4 araçların ve bungalovların ayarlanabilmesi konusu oldukça zordur.
  13. Altay’ın bazı bölgeleri için ayrıca-özel olarak izin almak gerekli. Üst-Koksa ve Ak-Turu için. Bu izinleri biz gidişimizde alamadık. Yine aynı durum söz konusu olabilir. Bu nedenle programda değişiklik yapma hakkına sahibim. İtiraz istemem.

ÜCRETLENDİRME

Kişi başı 900 dolardır. Uçak bileti ve yeme-içme dahil değildir. Kişi başı toplam 1600 dolara 15 gün gezip geleceğiz atayurdumuzu. Bu fiyat, bu organizasyon için çok düşük bir rakamdır. Jipler, rehberler, tekne ücretleri, otel, hostel, bungalov ücretleri, yerel sanatçıların(Kayçı) konseri, otobüs ulaşımları, 11 saatlik Sibirya yataklı tren ücretlerinin dahil olduğunu düşününce…

 

Ücrete dahil olanları listelemekte fayda var:

Tüm bungalov ve hostel konaklamaları.

4×4 ücretleri,

Rehber ücretleri,

Rusya içi otobüs, tren, tekne ve jip transferleri,

(Buna 80 km’lik Altıngöl’ü gezerek yapacağımız tekne geçişi de dahildir.)

Şehir içinde kendi başınıza yaptığınız yolculuklar dahil değildir. Toplu ulaşım Rusya’da çok ucuzdur. 1 dolar 60 Ruble, toplu ulaşımlar 15-20 rubledir. Yemek de öyle. Etli yemekler bizim para ile 3-3.5 tl’dir ortalama.)

Katu-Yaruk’taki kayçı konseri ücreti de dahil.

 

Dahil olmayanlar: Türkiye’den Novosibirsk’e gidiş-dönüş uçak bileti. (380 dolar)  Rusya vize muafiyetini geri getirmediği sürece, vize masrafları. (Vize ve masrafları 150 dolar, firma üzerinden yapılmaktadır.) Müze girişleri, yeme-içme masrafları.

Katılımcı Listesi:

1. Mehmet Gültekin – Bozkır

2. Şafak Ağdacı – Kocaeli

3. Özgür Aydoğan – Selçuk

4. Nilgün Özdemir – Kocaeli

5. Sibel Çelik – Kocaeli

6. Vildan Aybirtek – Alpullu

7. Ali Uyanık – Beyşehir

8. Abdurrahman Eğilmez – Bodrum

9. Cengiz Macun – Bodrum

10. Meliha Kaya – Kayseri

11. Münevver Tuncel

12. Şerafettin Kılınç – Ankara

13. Olgun Aşçı – Burdur

14. Hasan Sayın – Burdur

15. Candan Turhan – Kayseri

3  kişilik daha yerimiz kalmıştır.

 

 

 

 

Körmen

Körmen karşıda…

Tarih: 20 Nisan – 23 Nisan 2018 (3 gece 4 gün) 23 Nisan Pazartesiye geldiği için idari izin olacaktır. Törenimizi dağda yapacağız.

Kamp yükünü araçlar taşıyacaktır. Kamp yerlerinde köfte ekmek, her türlü içecek, meyve satılacaktır.

Knidos’a girişte Müzekart yada maksimum kartı olmayanlar giriş ücreti öderler.(10 TL)

Bu etkinlikte Knidos’tan Körmen’e kadar Kuzey Akdeniz kıyılarında yürüyeceğiz. Datça’nın Kuzey Akdeniz Parkurlarının 1. bölümünü tamamlayacağız. (2 bölümdür.)

Ücret: 160 TL’dir. Bodrum, Muğla veya Fethiye istikametinden gelecek olanlar, bizim araçlarımızı en fazla otobüse verecekleri kadar yol parasını ayrıca ödeyerek kullanabilirler. Dalaman ve Bodrum hava alanlarından 20 Nisan sabahı en geç sabah 05.00’da havaalanında olmaları halinde oradan kendilerini alabiliriz.

Buluşma yerleri ve saatleri: Aracımızın biri Bodrum hareketlidir.

Sabah 05.00 Bodrum,

06.00 Milas otogar

07.00 Muğla otogar

Sabah 07.30 Akyaka dolmuş durağı

Sabah 08.00 Marmaris otogarı

09.30 Datça otogarı

Aracımızın biri Fethiye çıkışlıdır.

Sabah 10.00’da Datça’da olacak şekilde Fethiye’den çıkacaktır.

Etkinliğimiz Türsab belgeli araçlar ile gerçekleşecektir.

Etkinliğimiz çadır konaklamalıdır. Herkes kendi kamp malzemesini getirecektir. 

Yaz ve kış lideri Mehmet GÜLTEKİN, etkinlikte her türlü değişikliği şartlara ve duruma göre yapma hakkına sahiptir. Katılımcılar, bunu kabul ederek katılım sağlayacaklardır. Bunu kabul etmeyecek olanlar, kesinlikle katılmasınlar.

Katılımcılar ve yakınları, katılımcının bu etkinliğe kendi isteği ile katıldığını ve oluşabilecek her türlü olumsuzlukta Mehmet Gültekin’den ve hiçbir kurum ve kuruluştan şikayetçi olmayacaklarını kabul etmiş sayılırlar.

Yemek : Herkes kendi kumanyasından… 

Katılımcı sayısı: 105 kişi civarındayız.  Hızlı ve yavaş olarak gruplara bölünerek yürüyeceğiz.

Vahşi rotalar…

Araçlarımız bizi alışverişlerimiz yapılmış bir şekilde Knidos’a bırakacak. Datça otogarında küçük yürüyüş çantanızı hazırlamış, küçük çantanızı kucağınıza almış ve kamp çantanızı kamyonete yüklemiş bir şekilde minibüslerimizdeki yerinizi almış olacaksınız.

Knidos’tan yürümeye başlayacağız. Günler sürecek bu yürüyüşümüzde yolumuzun üzerinde köy ve yerleşim yoktur. Koylardaki tek tük barakalarıSarmaşıklarla, otsu bitkilerle sarılmış sandal ağaçlarının oluşturduğu tünellerde, Karia döneminde açılmış antik yollarda yürümenin doyumsuz tadını yaşayacağız. Yorulacağız, terleyeceğiz… Bazı şaşırtılar olabileceği gibi bazı olumsuzlukları da yaşayabileceğiz. Doğada her şey olağan. Marko Polo der ki, “Hiçbir yolculuk planlandığı gibi sürmez.”

Vahşi parkurlar…

Büyüleyici rotalar…

Bir zamanların yol ağları…

Araçların lojistiğimizi sağlamak için girebileceği yerler kısıtlı olduğu için bazı günler uzun bazı günler kısa yürüyeceğiz. “Neden böyle?” demeyin.

  1. 1.GÜN: 14.5 km –  Knidos – İskandil – Barkaz – Kapıtaş – Değirmenbükü – Bükceğiz – Murdala Parkuru’nun yürünmesi.

    Değirmenbükü’nden Bükceğiz’e….

    Barkaz’ı ve Kapıtaş’ı geride bırakıyoruz.

    Burası gerçek bir antik yoldur. Döşeme yolun çok az da olsa kalıntılarını göreceğiz. İskandil’deki eski Rum evlerinin yanından geçeceğiz. Kapıtaş’ta deniz molası verip Değirmenbükü’nü, manastırı geçip Bükceğiz Koyu’na ulaşacağız. Bu koy el değmemiş bir koydur. Deniz molasının ardından 1. Gün kamp yerimiz olan Murdala’ya kadar yürüyeceğiz.

  2. GÜN: 22 km – Murdala Koyu – Mersincik Koyu – Körmen Yürüyüşü. Bu parkur çok vahşi. Mersincik’ten 2.5 km sonra Merdivenli Plaja

    İskandil’de eski bir Rum beyi evi.

    Bükceğiz’e doğru…

    geleceğiz. Buradaki taş merdivenler, gerçek bir antik yolda olduğunuza sizi ikna edecektir.

  3. GÜN: 18 km – Körmen –

    Sandallar yavaş yavaş yükseliyor…

    Kızlan – Gebekum parkurunun yürünmesi. Körmen- Kızlan arasını yürürken, köylerden geçeceğiz. Datça’nın köylerinden geçmek, o kahvelerde mola vermek güzel olacaktır.

  4. GÜN: 8.5 km – Gebekum – Emecik

    Parkurumuzdan…

    Parkuru’nun yürünmesi.

Palamutbükü’nden Bayır Köyü’ne doğru…

Issız koylardan geçeceğiz.

Tarih: 22 – 23 – 24 Eylül 2017 (2 gece 3 gün)

Kamp yükünü araçlar taşıyacaktır.

Deniz sezonu bitmeden… “O kadar koydan geçip de denize girmemek olmaz!” etkinliği de denebilir.

Bu etkinlikte Eski Datça’dan Knidos’a kadar yürüyeceğiz. Datça’nın Akdeniz kıyıları parkurunu tamamlayacağız.

Yürüyüş lideri, etkinlikte her türlü değişikliği şartlara ve duruma göre yapma hakkına sahiptir. Katılımcılar, bunu kabul ederek katılım sağlayacaklardır. Katılımcılar ve yakınları, katılımcının bu etkinliğe kendi isteği ile katıldığını ve oluşabilecek her türlü olumsuzlukta Mehmet Gültekin’den şikayetçi olmayacaklarını kabul etmiş sayılırlar.

Katılımcı sayısı: 15 kişi (1 minibüs) veya 24 kişi (1 kısa kısa otobüs) veya 38 kişi (1 minibüs + 1 kısa otobüs).

Ücret: 180 TL gibi planlamaktayım. 200 de olabilir. 200’ü geçmez ama. Ücrete kahvaltı, akşam yemeği, öğle kumanyası ve araç transferleri ve lojistiği dahildir. Bodrum, Muğla veya Fethiye istikametinden gelecek olanlar, en fazla otobüse verecekleri kadar yol parasını ayrıca öderler.

Buluşma yerleri ve saatleri: Aracımızın biri Bodrum hareketlidir.

Rumlardan kalma bir değirmen… Karia döneminde Knidos’un suyu buradan sağlanıyordu.

Bunun altına yazacak bir şey bulamadım 🙂

Sabah 05.00 Bodrum,

06.00 Milas otogar

08.00 Muğla otogar

Sabah 08.30 Akyaka dolmuş durağı

Sabah 09.00 Marmaris otogarı

10.00 Datça otogarı

Aracımızın biri Fethiye çıkışlıdır.

Sabah 10.00’da Datça’da olacak şekilde Fethiye’den çıkacaktır.

Yalnızlık duygusu…

Domuzçukuru’ndan ayrılırken…

Karya Yolu’nun en güzel parkurlarından birini daha yürüyeceğiz. El değmemiş bakir koylar, motorlu araçların, elektriğin henüz uğramadığı küçük koylarda tek başına yaşayan insanların hikayelerini kendilerinden dinleyeceğiz. Ardı arkasına dizilmiş onlarca koyun mavi ile buluştuğu bu eşsiz coğrafyada bu koyları birer birer özümseyerek geçerek büyük ve hikayesi bol bir tarihe merhaba diyeceğiz. Büyük ve hikayesi bol bir tarihi arkamıza alarak Akdeniz’den çıkıp Kuzey Akdeniz kıyılarına geçeceğiz. Muhteşem eski yollarda, binlerce yıllık Karia yollarında yürüdüğünüze tanıklık edeceksiniz. Bizden söylemesi, şimdiden yerinizi ayırtın. Katılımcı sayısı 35 kişi ile sınırlıdır.

Palamutbükü’nü bu açıdan seyretmek…

Yolda olmak duygusu…

Etkinliğimiz Türsab belgeli araçlar ile gerçekleşecektir.

Etkinliğimiz çadır konaklamalıdır. Herkes kendi kamp malzemesini getirecektir. 

Mayolarımız yanımızda olacak ve ıssız koyların hakkını vereceğiz.

Yürünecek parkuru km hesabı yaparak az yürünecek demeyiniz. Parkurlar oldukça yorucu. Yürüyenler bilir. Bir de doğanın tadını çıkarmak var. Koylarda yüzerek de zaman harcayacağız.

Sıcakta ayrı güzel, yağmurda ayrı güzel…

Hayıtbükü – 1. Gün kamp yerimiz

Yemek : Ücrete dahil olarak, sabah kahvaltısı ve akşam yemeği kamp yerlerinde karavana olarak verilecektir. Öğle kumanyası ise, ekmek arası domates, zeytin, peynir, biber, meyve suyu şeklinde katılımcılara dağıtılacaktır. Beğenmeyen başının çaresine bakmalıdır. 

1.GÜN: (20 km)

Yanınızda 3 litre su olsun. Parkur bitimine kadar su yok.

Domuzçukuru’nun sakinleri Teo ve Alper ile…

İnişe geçmeden son mola…

Eski Datça, Domuzçukuru, Hayıtbükü Parkurunun yürünmesi. Parkurun başlangıçtaki toprak yol olan 11 km’lik bölümünü araçlarla geçeceğiz.  Muhteşem ve görkemli bir terasta çaylarımızı yudumlarken Domuzçukuru’nun eşsiz manzarasını izleyeceğiz. Sonra orman içi bir patikadan döne kıvrıla Domuzçukuru’na kadar ineceğiz. Teo ve Alper’le selamlaştıktan sonra yükseklerden seyrettiğimiz Kızılbük sahiline doğru yürüyüşe geçeceğiz. Birbiri ardına dizilmiş ıssız koyları, Rodos’u, Sömbeki adasını uzaklardan görerek yürüyeceğiz. Hedef Knidos. Mesudiye Köyü’ne hava kararmadan varıp orada kampımızı atıyoruz. Mesudiye’nin Hayıtbükü sahiline… Hayıtbükü’nde otel, lokanta, bakkal var.

2.GÜN: (15 km)

Yanınızda 1.5 litrelik su kabı olması yeterli. 4., 6., 9. Km’lerde su var. 1 litresi akşam için, 2 litresi 3. gün için araca  litre su koyun.

Ağaçların altı 2. gün kamp yerimiz. Palamutbükü

Hayıtbükü – Palamutbükü – Bağlarözü Parkurunun yürünmesi Hayıtbükü’nden çıkıp Ovabükü’ne oradan Avlana’ya kadar 2.5 km’lik yolu aracımızla geçeceğiz. Avlana’daki çeşmeden mataralarımızı doldurup, antik bir yol olduğuna tanıklık edeceğimiz bir parkura gireceğiz.  Yükseklerden mükemmel manzaraları izleyerek Palamutbükü’ne uğrayacağız. Burada yemek ve yüzme molası vereceğiz.

Sonsuz gibi görünen koyların ve burun daha da ötesine geçeceğiz…

Palamutbükü’nden 1.5 km’lik asfalt parkuru aracımızla geçip, bademlikler arasındaki toprak yoldan Bayır Köyü’ne oradan “Değirmen Yolu”na girip, yürüyüşün en yüksek parkuruna gireceğiz. İnişe geçilen yerde Rumlardan kalma bir değirmenin kalıntılarını göreceksiniz. Burası bir tatlı su kaynağı. Karia döneminde Knidos’a içme suyu buradan gidiyordu. Boru kalıntıları parkur dışında zaman olursa görülebilir. Şimdilerde bu su, buradan 45 dakikalık yürüme mesafesindeki Demir Amca’nın Kalamış Koyu’ndaki elektriği, yolu olmayan evinin bahçesini sulamaktadır. Kalamış Koyu’ndan sonra parkurun en zor bölümü olan 700 metrelik taşlık sahil yürüyüşü bizi bekliyor olacak. Bu taşlık parkur 1 saatimizi alacaktır. Ancak bu kötü bölümün bitiminden sonra bizi bir ödül bekliyor. Bu akşamki kamp yerimiz olan Bağlarözü’ne ulaşıp, kampımızı atacağız.

3.GÜN: (8 km)

Alıp başını gidersin ya, işte öyle…

Yalnız… Tek başına…

Susuz parkur. Parkur bitiminde Knidos’taki lokantada su var. Denesi 5 gayme. J

Bağlarözü – Knidos Parkuru’nun yürünmesi. Yine hep sahilden bir yürüyüş olacak. Knidos’a giriş 10 tl. Müze kartlarınızı alınız. Herkes giriş ücretini kendisi ödeyecek. Knidos’a girmeden önce size Knidos anlatılacak. İçeride anlatılması yasak. Burası büyük bir ören yeri. Zaman kalırsa Kap Krio’ya (Deveboynu)  da çıkılacaktır.

Dönüş: Saat 14.00 gibi yürüyüşü bitirip bir aracımız Datça, Marmaris, Muğla merkez, Bodrum istikametinde geri dönecek, bir aracımız ise Datça, Marmaris, Fethiye istikametine gidecektir. Yani dönüş biletlerinizi 17.30 itibari ile Datça’dan, akşam 18.00 itibari ile Marmaris’ten 19.00 itibari ile Muğla otogardan, 20.00 itibari ile Fethiye’den alabilirsiniz.

Mehmet Gültekin

+90 543 698 2 698

styxdiablos@hotmail.com

Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum o topraklara işte gidiyorum. Her şerde bir hayır vardır der ya eskiler. Çok doğru. Türsab bizleri bu kadar sıkıştırmasaydı bu kadar yurtdışı etkinliği yapıyor olmazdık. Gürcistan, Azerbaycan, Yunanistan, İran, Rusya derken şimdi Altay Cumhuriyeti’ne gidiyoruz. Keşif ekibimiz, 4 kişiden oluşuyor. Hedefimiz, 2018 yazında Türklerin Ergenekon’dan çıkışının 4647. Yılında büyük grupşarla yeniden Ergenekon Yürüyüşü yapmak. Ata toprağına binlerce yıl sonra tekrar ayak basmak, at eti yemek, kımız içmek, esriklenip ata binmek… Yakınlarımızdan aldığımız ve kendimizim tırnak, saç, yara kabuğu gibi parçalarını bir kam eşliğinde o topraklara gömmek. Böylelikle ata toprağıyla aramızda kopmaz bağlar kurmak.

11 Temmu’da Novosibirsk’e uçuyoruz. Oradan 6 saatlik bir tren yolculuğuyla Altay Krayı’nın başkenti Barnaul’a, Bijsk’e, Bijsk’ten sonra 3 saatlik karayolu yolculuğu ile Altay Cumhuriyeti topraklarına girerek başkent Gornoaltaysk’a ulaşacağız. Hedefimiz köyler. Elbette şehir yaşantısını da görmek, tanımak için gidiyoruz ama ilk hedef, içinde Rus olmayan Altay Türkü köyleri.

Eskiler der ya hep, her şerde bir hayır vardır diye… Türsab başımıza bela olduğundan beri ne Azerbaycan’ı koyduk ne Gürcistan’ı ne İran’ı ne Yunanistan’ı ne de Rusya’yı… Kumarhaneler kapatıldığı için o büyük paralar nasıl yurt dışına çıktı ve devlet bundan zarar gördüyse şimdi de ülkemizin dağcıları faaliyetlerini genellikle yurt dışında yapıyor ve devletimiz yine zarara uğruyor. Çünkü Türsab denilen kurum bu tip dağcılık faaliyetlerini de tur organizasyonu olarak gördüğünden biz dağcılara ve kulüplere cezalar kesmektedir, anayasadaki “seyahat özgürlüğü” de işe yaramaz oluyor bu durumda.

2018 yılı yazında, Türklerin Ergenekon’dan çıkışlarının 4648. Yıldönümünde, Ergenekon’dan çıkarak yayıldığımız yer olan Altay Dağları’nda “Ergenekon Yürüyüşü” yapmak. Türkologların hemfikir oldukları bir konudur, Ergenekon denilen yerin, arkeolojik veriler ışığında Türklerin en eski yurdu olan Altay Dağları ve Sayan dağlarında bulunduğudur. Belki atalarımız gibi MuTau’nu (Buzdağı – Rusçası Beluxa) aşmayacağız ama 4-5 gün süren bir Ergenekon yürüyüşünden sonra atalarımızın diyarını gezmek için bir 4-5 gün daha o topraklarsa kalacağız, Türkler için gerçek kutsal topraklarda.

At eti yiyip, kımız içip esrik olacağız. Kamlarla Tengriler Tengrisi Burkan’a (Göktanrı) kurbanlar sunacağız. Anadolu’da gelenek olarak yaşayan birçok şeyin orada hala dini birer şölen olarak yapıldığını göreceğiz.

Bu yürüyüş, Türklerin özüne dönüşünün ilk yürüyüşü olacak. O ruhu, atalar ruhunu hissederek yürüyeceğiz. Binlerce yıllık özlemden sonra o topraklara yüz süreceğiz… Toprağın altından bir ses gelecek kulaklarımıza, “Hoş geldiniz, nerede kaldınız oğullarım, kızlarım…” Hasret bitecek.

 

Buluşma Yeri: Konya Otogarı

Buluşma Tarihi: 18 Mayıs 2017

Saat: 08.00

Etkinlik Ücreti: 120 tl gibi düşünülmektedir.

Geri Dönüş için: Biletlerinizi 21 Mayıs 2017 tarihinde saat 20.30 itibari ile Seydişehir veya Konya kalkışlı olarak alabilirsiniz. İstanbul’dan Konya’ya uçuş vardır, bilginize. Manavgat Alanya ya da Antalya istikametinden gelecek olanlar, saat 10.00’da her şeyleri hazır olarak Seydişehir’de Konya’dan gelecek grubu bekleyecekler. Dönüşte de Seudişehir’e uğramadan Akseki’den Manavgat ve Antalya’ya giden Ateş Tur ile dönebilirler.

1. GÜN: Sabah saat 08.00’de Konya otogarında buluşma. Buradan Seydişehir’e hareket. Alışveriş ve kahvaltı için Seydişehir’de serbest zaman. Saat 10.30’da araçlarımızla yürüyüşün başlangıç noktasına varmış olacağız. Buradan Beldibi – Okluk – Elmasut Yaylası – Eşek Çukuru – Bulamaç Kazanı – Simyan parkurunun yürünmesi. (22 km) Madenli Yaylası’na dönüş ve orada kamp.

2. GÜN: Madenli Yaylası’nda kampın toplanması, kahvaltı. Saat 08.30’da araçlarımızla Akseki’ye hareket. Saat 10’da Akseki – Sarıhacılar – Belenilvat – Hüsamettin Köyü yürüyüşü. (13 km) Buradan Altınbeşik Mağarası‘na gidiş. Bu mağara, tekne ile girilen zemini göl olan bir mağara. Suyu buz gibi ve 54 metre derinliğinde. Sarıhacılar Köyü’ne dönüş ve orada kamp.

3. GÜN:  Sarıhacılar’da kampın toplanması ve kahvaltı. Saat 09.00’da Sarıhacılar – Askeriye – Gökbucak – Nohutçukuru – Arap Sivrisi – Çiğ Devrenti – Erenyaka – Devrentbaşı – Murtiçi yürüyüşü. (20 km)

Çiğdevrenti’nden sonra Murtiçi’ne kadar keşif yürüyüşleri sonrası ilk kez yürünecektir. Bu parkurda kollarımız, bacaklarımız çok çizilecek. Doğal yöntemle akupunktur deyin siz ona.

Dönüş yolunda görebileceğiniz en güzel taş döşeli 1 kmlik bir parkur olan Cendeve parkurunu da yürüyeceğiz. Bu yürüyüş de ilk olacaktır. Dedire Köyü’nde kamp..

4. GÜN: Dedire kampının toplanması. Kahvaltı. Dedire- Kargasekmez – Kireç Kuyusu – Gravganda (8 km) yürüyüşü. Gravganda’dan sonra 2.5 kmlik bir taş yol daha yürünüp araçlarımızla Sülles köyünden geçerek Çaltılıçukur köyüne geleceğiz ve hayatımda gördüğüm en güzel, en manzaralı, en anlamlı rota olan Çaltılıçukur – Sarp Kanyonu – İnişdibi Parkuru (8 km) nun yürünmesi ile etkinliğimizi bitireceğiz. Bu rotayı, Çaltılıçukur’da 1005 rakımdan başlayıp, İnişdibi’nde 250 metrede bitireceğiz. Kanyon deyince, sulu geçiş anlaşılmasın. Yukarıdan yürüyerek bu doğa harikası yere ineceğiz. İsteyenler suya girecek. Su 4 derece. İnişdibi’nden araçlarımızla Akseki, Seydişehir, Konya’ya hareket.

 

 

Yürüyüş sezonunun bittiği bu günlerde Lukka yolunda 4 güzel gün geçireceğiz.

Tarih: 29, 30, 31 Ekim, 1 Kasım 2016

28 Ekim saat 20.00’da Fethiye’den Antalya’ya minibüsümüz gidecektir. Yakın olanların dikkatine.

 

ROTA: HİSARÇANDIR – GÖYNÜK MİLLİ PARKI – GÖYNÜK YAYLA – GEDELME – YAYLA KUZDERE – ÇUKURYAYLA – TAHTALI DAĞI – BEYCİK – ULUPINAR

 

img_4112img_3908

TOPLAM MESAFE: 80 km

 

 

 

Tahtalı Dağı solda, geçiş yapacağımız kanyon solda. Ya da biri sağda biri solda işte.

 

 

 

img_3927Tam anlamıyla dağ yürüyüşü olacak. Yükseklerde sedir ağaçları, aşağılarda sık çam ormanları içinde geçen bir yürüyüş olacak. Eminim tadı damağınızda kalacak. İsteyenlerle Tahtalı zirvesi de yapılacak bir faaliyet bu.

Dağlara doyacağımız dört tam günün programı şöyle:

Ama Önce Şartlar:

img_3846Yorulacağız, kaybolacağız, iyi veya kötü şaşırtılar olacak, şaşıracağız, doğada küçücük kalmanın hafifliğini yaşayacağız; ama bunları yaşadık diye lidere, rehbere karşı olumsuz bir tutum takınmayacağız, arkadaşlarımıza negatif enerji yaymayacağız, dedikodu yapmayacağız.

Amaç Beydağlarında güzel bir 4 gün geçirmek.

img_3799

 

Lukka Yolu’nda çekilmiş artistik fotoğrafları görerek, bizler de hiç yorulmadan kolaylıkla bu artistik pozları vereceğiz zannedenler, aman dikkat! Çünkü öyle olmayacak, deli gibi yorulacağız bu pozları verebilmek için.

 

 

Dağlarda, patikalarda, orman yollarında, taşlık vadilerde, çok az da olsa asfaltta yürüyeceğiz. Beklentisi farklı olanlar gelmesin.

Antik kent hiç yok. Sadece Gedelme’de 2500 yaşında çınarlar ve 1000 yıllık bir Bizans kulesi var. Doğa ve ormanın kucaklaşmasını, bakir doğanın sesini dinleyeceğiz. Tahtalı’nın karlı zirvelerini izleyerek ve ona yaklaşarak ve ondan uzaklaşarak yürüyeceğiz.

Ayrıca kafamda başka planlandırma da var, bu değişikliği ekibe göre yapabilirim de yapmayabilirim de, bu ekibe bağlı, Hisarçandır’dan başlamak gibi. İlk gün Hisarçandır – Göynük Milli Park (25 km) yürütmek gibi. Normalde Hisarçandır’dan itibaren 10 km’lik toprak yolu araçla geçeceğiz. Yürümek istemeyenleri araç taşır, yürüyemezsem diye dert etmeyin.

 

 

 

1. GÜN:Sabah 08.00’da Antalya otogarında buluşma. Buradan araçlarla Hisarçandır Köyü’ne hareket. 35 km yol giderek köye varış. Köyde 15 dakika mola. Hisarçandır’dan 11 km’lik toprak yolu manzaralı bölgelerde durarak ve fotoğraflayarak geçeceğiz. Patika girişinden 14 km boyunca Göynük Milli Parkına kadar vadi inişi yapacağız. Ormanlık bir rotadan devam edeceğiz.

2. GÜN:(29 km) Göynük Milli Park’ından Göynük Yayla’ya 15 km; Göynük Yayla’dan Gedelme’ye 14 km yürünecek. Zor gün. Zorlayıcı inişler, çıkışlar, kayalık vadi tabanından geçişler var. Alabildiğine orman içi yürüyüşü. Doğaya bayılacaksınız.

 

img_3701

 

3. GÜN:Gedelme – Yayla Kuzdere (6 km) – Beycik (17 km) : 23 km

4. GÜN : Beycik – Ulupınar : 11 km

 

 

Tüm fotoğraflar http://www.likyayolu.org’tan alınmıştır. Mehmet ve Altuğ’a teşekkürler.

KARAÖZ – KORSAN KOYU (MELANİPPE) – GELİDONYA FENERİ – ADRASAN – MUSA DAĞI (OLİMPOS DAĞI) – OLİMPOS – ÇIRALI – CHİMERA (YANARTAŞ) – ULUPINAR YÜRÜYÜŞÜ

Bu bir dağcılık faaliyetidir. Konfor arayan gelmesin. Herkes kendi masrafını öder.

10246773_10152371751201306_7513797787866320820_n

10246323_10152371755851306_848929938811762236_nAma Önce Şartlar:

Yorulacağız, iyi veya kötü şaşırtılar olacak, şaşıracağız, doğada küçücük kalmanın hafifliğini yaşayacağız; ama bunları yaşadık diye lidere, rehbere karşı olumsuz bir tutum takınmayacağız, arkadaşlarımıza negatif enerji yaymayacağız, dedikodu yapmayacağız. Amacımız ülkemizin en güzel ve en ünlü yürüyüş rotasında güzel bir 4 gün geçirmek.

10176048_10152371791176306_7912105260404802984_n

Chimera’ya çıkan bana ait rota (Bedava rota)

Lukka Yolu’nda çekilmiş artistik fotoğrafları görerek, bizler de hiç yorulmadan kolaylıkla bu artistik pozları vereceğiz zannedenler, aman dikkat! Çünkü öyle olmayacak, deli gibi yorulacağız bu pozları verebilmek için.

10173652_10152371761411306_7716591498320050518_n

Musa Dağı – Yangın bölgesi

Dağlarda, patikalarda, orman yollarında, taşlık vadilerde, çok az da olsa toprak yolda yürüyeceğiz. Beklentisi farklı olanlar gelmesin.

577601_10150885664371306_175661282_n

Gelidonya Feneri

Tarihi bir yolculuk da olacak. Doğa ve ormanın kucaklaşmasını seyredip bakir doğanın ve tertemiz denizin sesini dinleyeceğiz. 2007 yılında dünyanın en güzel yeri seçilen Gelidonya Feneri’ni göreceğiz. 1959368_10152371752476306_7376881103103895275_n

575105_10150885686961306_91262550_n

Bu tabelayı görünce yürüyüş bitmiş olacak.

562257_10150885671836306_1822166462_n

Adrasan’dan Musa Dağı’na giriş.

Fiyatlandırma: Tüm ulaşım ve taşıma (lojistik) ücretleri, Olimpos’ta 4-5 kişilik bungalovda konaklama, açık büfe kahvaltı ve akşam yemekleri, yürüyüş kumanyası dahil (yemekle uğraşmayacağız), toplam 290 tl olacak gibi görünüyor. Biliyorsunuz bu tip konaklamalı ve yemekli Likya Yolu yürüyüşleri tur firmalarınca dağcı olmayanlara 800-900 tl aralığında yapılmaktadır. Bizler tur için değil, dağcılık faaliyeti olmasını amaçladığımızdan herkes kendi payına düşen masrafı ödesin diye düşündük. Öğle arası kumanyası, ekmek arası, zeytin, peynir, domates, salam gibi olacak, yanında meyve suyu. Ben yemem diyenler, başlarının çaresine baksınlar. Dedik ya, konfor arayanlar gelmesin diye… 🙂

Listeye geç eklenenler, 3 gün için 15 TL eksik ödeyip çadırda kalacaktır.  Çadır,  tulum, matlarını  da kendileri getirecektir. Ya da 3 gece konaklama için 30 TL fazla ödeyip konforlu odalarda kalacaklardır. İsteyen olursa artı 30 TL karşılığında konforlu odalarda kalabilirler.

564288_10150885675071306_2132820094_n

Musa Dağı – Yangın bölgesi

558681_10150885675911306_1194122536_n

Yanartaş – Chimera – Bellerophontos’un ejderhayı yendiği yer.

Tarih: 29-30 Nisan – 01- 02 Mayıs 2017 (3 gece 4 gün)

Mesafe: Yaklaşık 50 km

 

Bir peşin uyarı daha: İstanbul’dan katılacak arkadaşlar;İstanbul’dan lütfen ucu ucuna çıkmayın.

556779_10150885677366306_564246478_n

Korsan Koyu (Melanippe)

555421_10150885682781306_174227685_n

Musa Dağı’ndan Olimpos’a sandal ormanından inerken…

Program ayrıntıları:

Ücrete dahil olarak, öğlen yemeği için kumanyayı tesiste vereceğiz. Kahvaltı ve akşam yemekleri Olimpos’ta konaklayacağımız yerde açık büfe olarak verilecektir.

Çadır kur, topla, akşama tekrar kur vs ile uğraşmayacağız. Ücrete dahil olarak, 3 gece boyunca Olimpos’ta Bungalovlarda konaklayacağız. Yürüyüş bitiminde araçlarla Olimpos’a bırakılacağız. Yani bu sefer biraz “concon” oldu.

555375_10150885672931306_118815159_n

Öğle yemeği ve uyku molası – Musa Dağı

545858_10150885682396306_1864139536_n

Musa Dağı’nı aşarken…

 

 

1. GÜN: Sabah 08.00’de Antalya otogarında buluşma. Saat 10’da kampinge yerleşme. Saat 11’de Musa Dağı (Olimpos Dağı-Genel kanaat olan Tahtalı Olimpos değil.) Adrasan yürüyüşü. Akşama Adrasan’dan araçlarla dönüş. Akşam yemeği. Serbest zaman. Parkur 17 km’dir.

 

 

2. GÜN: Olimpos’tan Karaöz’e araçla geçilip, Karaöz, Korsan Koyu, Gelidonya Feneri, Adrasan yürünecek. 23.5 km. Bitmek bilmeyen yorucu ve çok güzel bir rotadır.

 

 

3. GÜN: Yatış günü. Kahvaltıyı kampingte yapacağız. İsteyenler tüm gün denize girebilir, isteyenler kaya tırmanışı yapabilir. Akşam yemeği kampingte. Güneşli güzel bir gün olması için totem mi tutarsınız, dua mı edersiniz şimdiden bilemem.

543334_10150885680461306_8128362_n

Açıklarda Sulu Ada görünüyor

543624_10150885684381306_1021443940_n

Olimpos’ta kendini atıverme molası

 

4. GÜN: Olimpos, Çıralı, Yanartaş, Ulupınar yürüyüşü. Saat 3 gibi yürüyüşümüz bitmiş olacaktır. Buradan araçlarla Antalya otogarına bırakılacaksınız.

 

 

534412_10150885681991306_962633342_n

Musa Dağı’ndan…

531447_10150885659186306_2061257302_n

Korsan Koyu

KARAÖZ – KORSAN KOYU (MELANİPPE) – GELİDONYA FENERİ – ADRASAN – MUSA DAĞI (OLİMPOS DAĞI) – OLİMPOS – ÇIRALI – CHİMERA (YANARTAŞ) – ULUPINAR YÜRÜYÜŞÜ

Yürüyüş lideri, etkinlikte gerekli gördüğü değişiklikleri yapma hakkına sahiptir. İtirazı olanlar ve konfor beklentisi olanlar katılmamalıdır.

Mehmet GÜLTEKİN

www.viasebaste.com

styxdiablos@hotmail.com